Soğuk Algınlığı ve Grip, Sinüzite Dönüşüp Gözleri Vurabiliyor!
Antibiyotik tedavisi sinüzit hastalığına genellikle çözüm sunsa da, hastalar zaman zaman tedavi sürecini aksatabiliyor. Bu durumda sorun kronikleşebiliyor ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Örneğin sinüs enfeksiyonunun çevreye yayılması sonucu menenjit, beyin apsesi veya görme kaybı oluşması gibi!
Sinüzitin Yol Açtığı Problemlerle Tek Başına Savaşmayın
Kafatası içinde yer alan dört çift havalı boşluğa sinüs deniyor. Sinüsler burun boşluğuna açılıyor ve bunlardan sadece etmoid sinüs çok sayıda küçük boşlukların birleşmesinden oluşuyor. Bu boşlukları döşeyen ve mukoza denilen örtünün her türlü iltihabına da sinüzit deniliyor. Sinüzit yol açtığı zonklayıcı baş ağrısı, burun akıntısı ve tıkanıklığı nedeniyle yaşam kalitesini düşürse de hastalar zaman zaman tedavilerini aksatabiliyor veya doktora başvurmayabiliyor.
Oysa sinüsteki enfeksiyonların çevre yapılara yayıldığı takdirde ciddi tablolara yol açabildiğine dikkat çeken Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Fikret İleri, “Sinüs boşluklarının çevresinde, göz ve beyin yer alıyor. Dolayısıyla sinüs enfeksiyonu çevreye yayıldığında yüz kemiklerinde osteit denilen iltihaplanmalara, göze yayıldığında körlüğe kadar giden durumlara ve beyne yayıldığında menenjitten beyin apsesine kadar birçok ciddi soruna neden olabiliyor. Dolayısıyla sinüzit problemi olan hastaların mutlaka bir doktora başvurmaları ve tedavilerini aksatmamaları çok önemli.” diyor.
Burun Akıntısı ve Dişlere Vuran Ağrıya Dikkat
Burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve dişlere vuran yüz ağrısı ile öne eğilmekle artan zonklayıcı baş ağrısı özellikle akutsinüzitin tipik belirtilerinden. Olay kronikleştikçe ağrı kayboluyor ve en önemli şikayet geniz akıntısı ile burun tıkanıklığı oluyor.
Basit Soğuk Algınlığı Sinüzite Dönüşebiliyor
Viral üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzitin en önemli sebeplerinden biridir. Basit bir soğuk algınlığı sinüzitle sonuçlanabiliyor. Dolayısıyla salgınlar sırasında dikkatli olmak ve hastalığın bulaşmaması için tedbir almak veya bulaşmışsa tedavi olmak çok önemli.
Özellikle alerjik rinit sorunu olan kişilerin bu hastalığın tedavisine dikkat etmeleri gerekiyor. Ayrıca burun içinde anatomik bozukluğu bulunanlar, sigara ve alkol gibi alışkanlıkları olanlar da sinüzite daha sık yakalanıyor.
Antibiyotik Tedavisi Etkili Oluyor
Özellikle akut bakteriyel sinüzit tedavisinde antibiyotikler en önemli ilaçlardır. Uygun antibiyotik ve uygun tedavi süresi bu hastalıkta genellikle çözüm sağlıyor. Antibiyotiklerin yanında destek tedavisi de faydalı oluyor. Akut vakalarda tedavi süresi genellikle 2 haftayı buluyor.
Kronik vakalarda ise alta yatan hastalığın tedavisi yanında ilaç tedavisi yaklaşık 1 ay sürüyor.
Yüzümüzde ve kafatasımızda sinüs denilen ve burun içerisine açılan boşlukların iltihaplanması anlamına gelen sinüzit, sonbaharla birlikte tetikleniyor. Grip ve nezleden kapalı ortama; elektrikli ısıtıcılardan burun kıkırdağı eğriliğine dek birçok etkenin yol açabildiği sinüzit normalde yaklaşık 10 günlük tedaviyle iyileştirilebilen bir hastalık. Ancak bazı hastalarda bu durum kronikleşebilir; 3 aydan uzun süren sinüzit olguları kronik sinüzit olarak değerlendirilir ve mutlaka bir KBB hekimi tarafından değerlendirilmelidi.
Sinüzitten Nasıl Korunabilirsiniz?
- Yüzünüzü soğuktan koruyun
Islak saçlarla soğuk havaya çıkmayın. Klima kullanımına dikkat edin, yaşam alanınızdaki havanın neminin çok düşük olmamasına özen gösterin.
Mevsim normallerine uygun giyinin. Çok soğuk, kuru ve rüzgarlı havalarda burun deliklerini ve yüzünüzü de koruyun. Kuru havalarda burun iç örtüsü de (mukozalar) kuruyor ve bu durum burun salgısını katılaştırıp, akımı zorlaştırarak sinüslerde daha kolay sıvı birikimi ve enfeksiyona yol açıyor. Nezle ve grip nedeniyle gelişen burun akıntısı ve burun tıkanıklığı da uzun bir süre devam ederse sinüslerde enfeksiyon gelişmesine yol açabiliyor.
- Ortamı nemlendirin
Bulunduğunuz ortamın ısısına ve nemine dikkat edin; gerekirse bir köşeye koyacağınız bir kap sıcak su ile ortamı nemlendirin.
- Yastığınıza dikkat edin
Yüksek yastıkta uyumak sinüs akıntılarının daha rahat geçişini sağladığı için başınızın yüksekte olmasına dikkat edin, yüksek yastık kullanın.
- Burun yıkaması yapın
Tuzlu, karbonatlı sular ile bol bol burun yıkaması yaparak sinüs akıntılarını temizleyin. Evde 1 litre temiz ılık suya 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karbonat ekleyerek bu karışımı kendiniz de yapabilirsiniz.
- Hijyeni sağlayın
Bakteri ve virüsleri azaltmak için sık sık ortamı havalandırarak bulunduğunuz mekanın havasının temizlenmesine özen gösterin. Yorgan, battaniye ve halıları düzenli olarak temizletmeniz de ev tozu akarlarının azalmasını sağlayıp, alerjinin tetiklenmesini önlüyor.
- Sağlıklı beslenin
Başta su olmak üzere bol sıvı tüketin; her gün sebze ve meyveye beslenmenizde yer verin; düzenli uyuyun. Bu şekilde bağışıklık sistemi kuvvetlenerek sinüziti tetikleyecek olası hastalıklara karşı koruyor.
Genel direncinizi düşürebilecek yorgunluk, uykusuzluk ve dengesiz beslenme gibi durumlara dikkat edin.
Neleri Yanlış Biliyoruz?
Yanlış: Baş ağrısıgenellikle sinüzit belirtisidir.
Doğrusu: Baş ağrılarının yaklaşık yüzde 85’inin kaynağı gerilim tipi baş ağrıları, yüzde 10’u migren, sadece yüzde 5’i ise sinüzit benzeri inflamatuarbozukluklar oluyor.
Yanlış: Geniz akıntısı sadece sinüzitte ortaya çıkar.
Doğrusu: Geniz akıntısı birçok nedene bağlı olarak gelişen bir belirti. Reflü ve alerjik rinit benzeri pek çok hastalık ve hava kirliği ile sigara alışkanlığına bağlı olarak görülüyor.
Yanlış: Sinüzit bir enfeksiyon hastalığıdır.
Doğrusu: Enfeksiyon sinüzit hastalığının sadece bir formudur. Geniş bir hastalık gurubu olan sinüzitin nasal polip formu, gerek sebebi gerekse tedavisi tamamen farklı bir hastalıktır.
Yanlış: Sinüzit ameliyatından sonra hastalık genellikle nüks eder.
Doğrusu: Uygun tanı ve uygun yapılan cerrahinin başarısı yüzde 90’ın üzerinde seyrediyor.
Cerrahi Yöntemde Başarı Oranı Yüzde 90’lara Ulaşıyor
Hastalığın kronikleştiği durumlarda ise uygun ilaç tedavisine yanıt alınmazsa cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten Prof. Dr. Fikret İleri sözlerine şöyle devam etti:
“Bunun yanında eğer enfeksiyon göze, beyine ve çevre kemik yapılara yayılmışsa yani komplikasyon gelişmişse yine cerrahi tedavi devreye giriyor. Cerrahi tedavide yaygın olarak “endoskopik sinüs cerrahisi” kullanılıyor. Kronik bakteriyel sinüzitlerde cerrahi tedavinin başarı şansı çok yüksek. Bu tür hastalarda yüzde 90’ın üzerinde sonuç alınıyor.
#soğuk algınlığı #grip #sinüzit