Uzmanlar "Dünya Bipolar Günü"nde Buluştu

 

 

 

 Ünlü ressam Vincent Van Gogh'un doğum günü olan 30 Mart aynı zamanda Dünya Bipolar Günü. Türkiye Psikiyatri Derneği, bipolar hastalarının sorunlarına dikkat çekmek için etkinlik düzenledi.

  

Nedir Bipolar Bozukluk? 

 

Bipolar bozukluk, yani duygu durum bozukluğu, eski adıyla manik depresyon.

 

Bipolar hastaların izlenmesinde süreklilik önemli. Kişinin aynı hekimle tedaviye devam etmesi sevindirici sonuçlar doğurmakta. Tedavide kişinin iyilik halinin sürdürülebilmesi için ilaç kullanımının ve terapinin sürekliliğinin önemini anlatan uzmanlar, böylelikle iyilik halinde olan hastanın gayet başarılı bir hayat sürdüğüne dikkat çekti. 

 

Toplantıda, medyada yer verilen haberlerde hastalıkla ilgili doğru bilgiyle stigmanın yani damgalamanın önüne geçilebileceğinin önemini vurgulayan Türk Psikiyatri Derneği Başkanı Timuçin Oral, bu hastalığın iki ucu olduğunu, bunların da manik ve depresif dönem şeklinde görüldüğünü belirterek; bu hastaların çok uç noktalarda farklı davrandığını zaman zaman düşünce bozuklukları gösterdiklerini görüyoruz“ dedi.

 

Dünya Bipolar Günü aynı zamanda ünlü ressam Vincent Van Gogh'un doğum günü. 37 yaşında intihar eden Van Gogh, bipolar hastalığı denince akla ilk gelen isimlerden.

 

Bipolar Günü nedeniyle, bugüne özel bipolar şarkısı bestelendi. Şarkının klibinde hem manik hem de depresif haller anlatılıyor.

 

Bipolar Hastalığının Tedavisi: İlaç+Psikoterapi+Sosyal Destek

 

Türkiye Psikiyatri Derneği Başkanı Timuçin Oral, hastaların yaşadığı ayrımcılığa, damgalamaya dikkat çekmek istediklerini, bipolar bozukluğunun tıpkı diğer hastalıklar gibi, astım, migren gibi bir hastalık olduğunu anlatmayı amaçladıklarını söyledi.

 

"Tedavinin Sürekliliği Önemli"

 

Bipolar bozukluk hastalarının profesyonel destek almasının şart olduğunu, tedaviden kaçınmanın ise intihara varan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini dile getiren Oral, 'Nasıl bir zatürre hastasına, gayret et, iyileşmek senin elinde' diyemezseniz, bu alanda da hastalara, gayret et, ilaç kullanma, kendin iyileşirsin‘ demek doğru değil“ ifadesini kullandı.

 

Bozukluğun biyolojik kökenli bir tıbbi sorun olduğunun açıkça bilinmesine rağmen tıptaki diğer sağlık sorunlarından farklı olarak hastalığa yönelik damgalama, bu bozukluğu yaşayan kişilerin toplumsal haklarını kullanmasını engellendiğini anlatan Prof. Dr. Oral, bu durumun hastaların yaşam alanlarını ve sosyal çevrelerini kısıtladığına dikkat çekti.

 

Bipolar Yaşam Derneği Kurucusu Prof. Dr. Sibel Çakır damgalamanın, hastaların bu hastalığı kabullenmelerini ve sağlık hizmetlerine, erken tanı ve etkili tedavilere erişimlerini geciktirdiğini; bipolar bozukluğu olan kişi ve ailelerinde ise tükenmişliğe neden olduğunu söyledi. 

 

 

 Uzmanlar "Dünya Bipolar Günü"nde Buluştu 

 

"Bipolar Bozukluk Biyolojik Bir Hastalıktır" 

 

Sanatın Ruhsal Bozukluklardaki İşlevi, Sanat Psikoterapileri Derneği'nden Doç. Dr. Nurhan Eren, bipolar hastaları için sanatın iyileştirici gücünün önemini anlattı. 

 

Dernek verilerine göre Türkiye'de 2 milyon bipolar hastası ve bu durumdan dolaylı ya da doğrudan etkilenen 6 milyon aile bireyi var.