ÇOCUK EĞİTİMİ

Kardeşler Arasındaki Kıskançlıkları ve Kavgaları Önlemenin Yolları

Melis Demiryas Melis DEMİRYAS
Yayın : 31.05.2011 - Güncelleme : 25.12.2024

Kardeşler arasındaki yaş farkı ne kadar azsa kıskançlığın görülme ihtimalinin de bir o kadar fazla olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun çocuğun verdiği normal bir tepki olduğunu söylüyor. İlgi ve sevgi önceleri çocuğun kendi üzerinde iken, birden bire ortaya çıkan bebeğe yöneltilen ilgi, şefkat ve sevgi; kıskançlığın oluşmasına büyük etken olduğu biliniyor. Kardeşler arasında var olan kıskançlık ve rekabetten dolayı çıkan kavgalardan çoğu aile yakınmakta.

"Kıskançlık, bir ilişkiyi kaybetme korkusudur." diyen uzmanlar, evimizde çocuklarımızla, birbirimizle ve çocuklarımızın da kendileriyle güvenli ilişkiler kurmasını sağlayacak bir ortam yaratmada her bir aile üyesine önemli görevler düştüğüne dikkat çekiyor. 

Kardeşler Arasındaki Kıskançlıkları ve Kavgaları Önlemenin Yolları

Aile içindeki kıskançlıkların ortadan kaldırılması kuşkusuz evde daha fazla huzur bir ortam yaratacaktır.  

Kardeş Kıskançlığıyla Nasıl Başa Çıkılır?

1. Kardeş Kıskançlığına Karşı Anne Baba Tutumu

  • Anne ve Babanın Dengeli Tutumu Kıskançlık Krizlerini En Aza İndirir

Bazı çocuklar durumu kardeşlerine fiziksel saldırılarda bulunmaya kadar getirebiliyor. Hatta kardeşini sevmediğini ve ondan nefret ettiğini bile söyleyebiliyor. Uzmanlar aslında çocuğun bu davranışının bir yansıtma olduğunu söylüyorlar. Esasında tepkisi küçük kardeşine karşı değil, anne ve babasına karşıdır. Bazı çocuklar da anne babasının gözünden düşmemek ve onların takdirini kazanmak için kardeşini sevmediği halde onu seviyormuş gibi de rol yapabiliyorlar.

Uzmanlar, çocuklar arasında yaşanan kıskançlık ve kavgaların artmasının ve azalmasının da anne ve babanın elinde olduğunu vurguluyorlar. Anne ve babanın dengeli tutumu, çocuklarının bu tür davranışlarını en az seviyeye inmesini ve ortadan kalmasını sağlar.

Yeni Doğan Kardeşi, Evdeki Çocuğa Alıştırmak Önemli 

Peki Çocuğunuzu Bir Başka Kardeşin Varlığına Nasıl Alıştırabilirsiniz?

İşte, bu konu size yol gösterecek uzman önerileri:

  • Kardeşi dünyaya gelmeden önce bu durumun çocuğa uygun bir dille anlatılması ve yeni duruma alıştırılması gerekiyor.
  • Yeni doğan bebeğe kardeşinin yanında aşırı sevgi gösterilmemelidir.
  • Anne baba burada sevgi ve ilgilerini çocuklarına eşit şekilde dağıtmalıdır.
  • Anne küçük çocuğa zaman ayırırken, babanın da aynı zamanda diğer çocukla ilgilenmesi yerinde bir davranış olacaktır.
  • Yeni doğan bebeğin bazı ihtiyaçlarının karşılanmasında çocuğa sorumluluk verilmeli. Biberonlo süt içirmek, bebeğin mamasını birlikte hazırlamak gibi.
  • Anne baba, çocuklar arasında ayrım yapmamalı; onların her birinin ayrı bir birey olduğunun farkına varmalıdırlar.
  • Bireysel farklar göz ardı gedilirse kardeşler arasındaki kıskançlık ve rekabet daha çok artacaktır. Burada yapılması gereken, çocuğun bireyselleşmesine ve ayrı kişiliğinin gelişmesine yardımcı olmaktır.
  • Kardeşler arasında anlaşmazlık ve kavgalarda anne babalar hâkim ya da hakem rolünde olmamalıdır. Mesele çok büyümüş ve içinden çıkılması zor durum almışsa müdahale edilmelidir.

Bu Soruyu Çocuklarınıza Sormayın: "Kavgayı Kim Başlattı?"  

Kardeşler arasında bir kavga çıktı ise “kim başlattı” sorusunu asla sormayın. Çünkü çocuklar birbirlerini suçlayarak içinden çıkılması zor bir problemin içine sizi de çekerler. Böyle bir mesele karşısında kavganın içinde olan her çocuğa, kavganın başlamasına sebep oldukları için eşit şekilde sonuçlarına katlanabilecekleri bir yaptırım uygulanmalıdır. Örneğin, ortada paylaşılmayan bir top varsa onu ortadan kaldırıp “Siz aranızdaki problemi çözene kadar bu bende kalacak” diyerek onları çözüm aramaya teşvik edebilirsiniz.

Kardeşler arasındaki anlaşmazlıklar sürekli büyük çocuğa,” Sen büyüksün, ablasın, ağabeysin” şeklinde yüklenilmesi doğur bir davranış değildir. Genelde küçük çocuklar kavga sonucunda ağlayarak annelerinin yanına gelir ve aralarındaki duyguları kullanarak diğer kardeşlerini suçlamaya çalışırlar. Anne baba olarak böyle bir durumda kesinlikle taraf tutmamalıyız. Çünkü diğer kardeşlerin sürekli olarak küçük kardeşlerinin anne babaları tarafından kollandığı ve korunduğu yargısını geliştirmesine sebep olur.

Kardeşler Arasındaki Kıskançlığı Önlemek İçin Anne Babalara Öneriler 

Ailemizde kıskançlığı önlemek istiyorsak yapmamamız gereken iki şey var: Bir çocuklarınızı asla kıyaslamayın, ikincisi onları etiketlemeyin.

  • Çocuklarınızı Birbirleriyle Kıyaslamayın 

Çocuklarınızı birbirleriyle karşılaştırmayın. Ailelerin genellikle bunu yapmaya yönelik doğal bir eğilimleri vardır, ancak bu aile içinde beklenen huzuru sağlamaz. Çocuklarınızın her biri benzersiz yeteneklere ve armağanlara sahiptir. Birbirlerinin karbon kopyaları değildirler. Birberleriyle benzer özelliklere sahip olsalar bile, bunları farklı şekilde ifade edecek ve yaşayacaklardır. 

Anne babalar olarak bir çocuğu sürekli olarak bir diğeriyle karşılaştırırsak, bu durum onları incitebilir. Nasıl ki yetişkinler olarak, etiketlerle sınırlandırılmak ve kalıplara sokulmak istemiyorsak, o halde bunu çocuklarımıza da yapmayalım.

Kardeşler Arasındaki Kıskançlıkları Önleme

Anne baba olarak, erişilebilirlik veya yakınlık nedeniyle çocuklarınızdan birine diğerlerinden daha yakın hissettiğimiz zamanlar olacaktır. Ya da başkalarıyla anlaşması daha kolay bir çocuğunuz olabilir; bu durum son derece doğaldır. Ancak, bu şekilde çocuğunuzun çok uzun süre sizden uzak kalmasına izin verirseniz, yeterince ilgi görmeyen çocuk bir zaman sonra kendini incinmiş hissedebilir ve bu durum çocuğunuzda kardeşine karşı içten içe bir kıskançlık duymasına neden olabilir. 

 

Dünyaca ünlü Yazar Gary Chapman Çocukların 5 Sevgi Dili Çocukları Etkili Şekilde Sevmenin Sırrı

Çocuklarınızın Arasındaki Kıskançlığı Önlemek İçin Denebileceğiniz 5 Yöntem 

Ana babaların çocukları için yapamayacağı şey yoktur. Ancak, onun sevgi dilini öğrenip onunla bu dili konuşmazsanız, çocuğunuzla ilgili sizi çaresizliğe düşüren sorunların çoğunu çözümlemekte zorlanırsınız.

Yetişkinler gibi çocuklar da sevgiyi beş farklı iletişim tarzından birini seçerek dile getirirler. Bu gerçek, çocuklarınınkinden ayrı sevgi dilleri konuşan ana babaların görüşüne engel olabilir.

Dünyaca ünlü Yazar Gary Chapman, "Çocukların 5 Sevgi Dili: Çocukları Etkili Şekilde Sevmenin Sırrı" adlı kiabında bu konuda ailelere yol gösterici önerilerde bulunuyor. 

Kitabın temel önermesi, her insanın sevgiyi verme ve almanın beş yolu olduğu üzerine. Bunlar; kaliteli zaman, onay sözcükleri, dokunma, hediyeler ve hizmet davranışlarıdır.

Yazar Gary Chapman: "Arkadaşlarımıza, eşlerimize ve çocuklarımıza sevgiyi genellikle doğal olarak gelen bir şekilde gösteririz ve onların sevgiyi bu şekilde almadıklarını unuturuz. 

Çocuğumuzun sevgi dilini tespit edip konuşabildiğimizde, kuşkusuz o da anne babası tarafından sevildiğini hissedecektir.

Çocuklarınız küçükken, onlara tüm bu 5 sevgi dillerinden konuşun. Yaşları ilerledikçe, içlerinden birinin daha belirgin hale geldiğini görmeye başlayacaksınız.

Hala çözemiyorsanız, onlara sormayı deneyebilirsiniz. Verecekleri cevap, çocuklarımızı nasıl seveceğinizi, onlarla nasıl çalışacağınızı ve hatta onları nasıl disiplin altına alacağınızı kişiselleştirmenize yardımcı olacaktır. 

Çocuklarınızın her biriyle birebir ilişki kurun. Çocuklarım küçükken, üçüyle de sürekli takılırdım. Eğlenceliydi, ancak onlarla bir grup olarak ilişki kurduğumu ve bireysel olarak ilişki kurmadığımı fark ettim. Kısa süre sonra zamanım ve ilgim için rekabet etmeye başladılar. Üç çocuklu genç bir anne olarak, onlara ihtiyaç duydukları şeyi vermekte zorlandım. 

Çocuklarımı aylık öğle yemeğine çıkarmaya başladığımda her şey değişti. Okullarına giderdim, onları dışarı çıkarırdım, öğle yemeğine giderdik ve sonra onları geri getirirdim. Artık bana tamamen kendilerine ait oldukları bir zamana güvenebilirlerdi. 

Aylık öğle yemeklerimiz artık pazarlık konusu olmaktan çıktı ve çocuklarımın her biriyle ilişkimi geliştirmemde önemli rol oynadı. 

Çocuklarınızla birebir ilişki geliştirdiğimizde, onlara olan sevgimizi ve onların değerini ve kıymetini teyit etmiş oluruz. 

İlişkilerimiz derinleştikçe çocuklarımın kardeşleri konusunda endişelenme ve onları kıskanma olasılıkları azaldı.

Çocukların birlikte çalışmasına izin verin.  Uygulanan takım çalışması, "hepimiz birlikteyiz" diyen bir kültür yaratır. Çocuklar, kendilerinden daha büyük bir şeyin parçası ve ailenin ayrılmaz bir parçası olduklarını görürler. 

Aile toplantıları düzenlediğimizde, çocuklarımızın her birinin yapması gereken bir iş vardır. Herkes katkıda bulunur, herkesin oynayacağı bir rol vardır. Paylaşılan katılım ve sorumluluk, aile projeleri ve açık hava işleri için de harikadır. 

İş gerektirmese bile çocuklarınızın birlikte yapabileceği şeylere dikkat edin. İşbirliği, birbirleriyle ilişkilerini geliştirmelerine yardımcı olur. 

Açık iletişimi teşvik edin. Herkesin sesinin duyulabileceği bir yer sağlamak önemlidir. Çocukların kendilerini ifade etmeye teşvik edildiği tutarlı konuşmalar güvenlik ve güven oluşturur.

Evimizde, haftalık aile toplantıları ve yıllık aile inzivalarımız herkesin düşüncelerini paylaşmasına ve geri bildirim sağlamasına olanak tanır. Çocuklarımız bizimle hangi aktiviteleri yapmak istediklerini, hangi yiyecekleri yemek istediklerini ve hatta ailemizde neyin işe yarayıp neyin yaramadığını düşünmeleri konusunda fikir paylaşma fırsatı yakalarlar. 

Aileniz için sistemler ve standartlar yaratın.  Sistemleri ve standartları seviyorum çünkü karar yorgunluğunu ve bir çocuğu veya diğerini kayırma eğilimini ortadan kaldırıyorlar.

Çocuklarım küçükken, onlar için ne zaman bir şeyler alacağımı bilmekte zorlanırdım. Her markete gittiğimizde, bir şey isterlerdi. Genellikle ne satın alacağıma kendimi nasıl hissettiğime veya kiminle iyi geçindiğime göre karar verirdim. Bu uygulama bir kayırmacılık örüntüsü veya en azından bunun algılanması yarattı.

Çocuklarımız için ne kadar harcama yapacağımıza, neleri ödemeye istekli olduğumuza ve onların kazandıkları parayla neleri satın alabileceklerine önceden karar verdiğimizde her şey değişti.  

Sistem bir kez yerleştikten sonra, seçimlerimizin adil olup olmadığı konusunda hiçbir soru kalmadı."

 

Sihirli Cümle: "Sizler Çok Güzel Anlaşıyorsunuz"

Aile içinde birlikte olma mesajları verilmelidir. Bazı konularda çocuklarla birlikte hareket etmeli, onların da fikirleri alınmalı ki karşılaşılan problemlerin konuşarak ve birlikte hareket edilerek çözülebileceğini çocuklar kavrayabilsinler.

Ve son olarak…

Kardeşler arasındaki iyi geçinmeler ödüllendirilmeli ve çocuklar “Sizler çok güzel anlaşıyorsunuz” şeklinde sürekli övülmelidir.  

Konular :

#kardeş #kardeş kıskançlığı #kıskançlık #aile #anne baba tutumu 

BÜLTEN ABONELİĞİ
Aileye ve hayata dair en güncel uzman görüşleri için bültenimize hemen ücretsiz abone olun!
Zorunlu Alan
Zorunlu Alan
BU HABERLER DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR