Gençleşme ve Güzellik Üzerine Tıptaki En Yeni Gelişmeler

Son yıllarda tıptaki gelişmeler bıçak altına yatmadan da genç ve güzel kalmanın mümkün olduğunu kanıtladı.

 

Yaş almalarına rağmen gençliğini ve güzelliğini koruyanların sayısının git gide artmasının önemli etkenlerinden biri de bu. Tabi işi abartıp ölü balık misali gözlerle, birbirinin aynı yüzlerle ve bir hayli "gergin" hallerde gezenleri ayrı bir yerde tutarsak...

 

Medikal estetik ilaç uygulamaları olan Mezolift, PRP, Endopeel, Botox son yıllarda gençleşme ve güzelleşme adına sıkça başvurulan yöntemlerin başında geliyor.

 

Peki ama hangi yöntemi, neye göre seçilmeli? Uzman seçerken nelere dikkat edilmeli? Tedavi ve yöntemin etkinlik süresi nedir?

 

Tüm bu sorularımızı ve daha fazlası, mezoterapi ve medikal estetik tıbbi tedavisi eğitimini Türkiye’de alan ilk beş hekimden biri olan Mezoterapi ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. A. Tayfur Yağcı'ya yönelttik. İşte, aldığımız yanıtlar.

 

 

Son yıllarda “Gençlik Aşısı” olarak adlandılaran PRP (kök hücre) yöntemi oldukça revaçta. PRP ile ilgili bizi bilgilendirebilir misiniz? Nedir, nasıl uygulanır, kimlere uygulanabilir, kimlere uygulanmaz? Ciltteki ne tür sorunları tedavi eder? Riskleri var mıdır? Hamilelere uygulanır mı?

 

Son yıllarda tıptaki yenilikler ve gelişmeler sonucu yaşam kalitesinin artması ve süresinin uzamasıyla birlikte cildimizle ilgili sorunları da beraberinde getirdi.

 

Artık kadınlar ve erkekler daha fit daha güzel görünmek istiyor, yaş alırken, yaşlanmak istemiyorlar. Estetik değerler en çok konuşulan konulardan biri haline geldi. Buna paralel olarak da medikal estetik alanındaki yenilikler son yıllarda beklentilere cevap verecek şekilde arttı.

 

 

Gençlik aşısı olarak da adlandırılan PRP (Kök Hücre) tedavisi cildin anti-aging bakımında uygulanan son yıllardaki yeniliklerden bir tanesi. Kendi kanıyla tedavi dediğimiz bu yöntemde, koldan damardan aldığımız 10 cc kan, santrifuj edilip serumu ayrılarak işleme tabi tutulur. Bu serum hem Plateletler hem de Growth Factor dediğimiz doku iyileşmesini sağlayan faktörlerden zenginleştirilmiş ve etki mekanizması arttırılmış enjekte edilmeye hazır serumdur ve cilde enjekte edilir.

 

PRP Etkileri ve Uygulama Sayısına Gelince...


PRP tedavisi uygulanan kişide etkiler hemen görülmekle birlikte, 2-4 hafta sonra daha belirgin şekilde fark edilir. Ortalama uygulama sayısı haftada bir veya on beş günde bir kez olmak koşuluyla 3 seanstır. Böyle bir kürden sonra etkisi 8-12 ay kadar sürmektedir.

 

Sonraki seanslar tek bir uygulamadır. PRP tedavisinde; doku yenilemede, kandan alınan büyüme faktörleri kollajen üretimini arttırmakta doku yenilemesine yardımcı olmaktadır.

 

• Cildin canlılığını, parlaklığını ve ve gerginliğini arttırır.


• Ciltteki lekeleri ve sivilce izlerini azaltır.


• Kırışıklıkların görüntüsünü hafifletir.


• Kol altı ve bacak içlerindeki sarkmaların toparlanmasında, eldeki çatlama ve kırışıklıkların tedavisinde etkilidir.


• Saçlı deriye uygulandığında dökülmeyi azaltır, saçların dolgunluğunu arttırır.


PRP tedavisinin avantajlarından da bahsetmek istiyorum. Öncelikle alerjik değildir, cilt ve vücut bakımında diğer ilaç ve yöntemlere alerjisi olanlarda güvenle kullanılabilir. Kendi kan serumu olduğu için bulaşıcı hastalık kapma riski yoktur.  Uygulaması kolaydır. PRP yöntemi patelet sayısı yetersiz olan kişilere, kanser hastalarına ve hamilelere uygulanmaz.

 

 

Mezoterapi ve medikal estetik tıbbi tedavisi eğitimini Türkiye’de alan ilk beş hekimden birisiniz. Bize mezoterapi uygulamalarından ve en yeni medikal estetik yöntemlerinden biraz bahseder misiniz?

 

Mezoterapi, yani cildin ‘Mezoderm Tabakasının’ tedavisi esasına dayanan bu yöntem 1952 yılında bir Fransız Doktor olan Pistor tarafından bulunmuştur. Günümüzde uygulanan cildin selülit ve anti-aging tedavileriyle ilgili tüm Medikal Estetik uygulamalar Mezoterapi yöntemine göre yapılmaktadır. Yani bu amaçla kullandığımız tüm ürünleri (ilaçları) biz cildin Mezoderm Tabakasına enjekte ederek hastalarımızı tedavi ederiz.

 

Bu amaçla kullanılan çok sayıda firmanın, çok sayıda ilacı vardır. Önemli olan bu firmalar ve ilaçlar konusunda seçici davranıp, güvenilir firmaların, güvenilir ve tedavi edici ilaçlarını kullanarak hastalarımıza faydalı olmaktır.

 

Bu ilaç tedavilerinin yanında bazı cihazlar vardır ki, bu cihazların hepsinin etki mekanizması cildimizdeki kolajen sentezini uyarıp, artırarak ciltte anti-aging etki yapma esasına dayanır.


Medikal estetik ilaç uygulamalarında (Mezolift, PRP, Endopeel ve Botox vs.) sonuçlar hemen veya birkaç hafta içinde ortaya çıkarken, cihazlarla yapılan uygulamalarda sonuçlar 2-3 aydan 5-6 aya kadar varan süreler içersinde alınır. Çünkü kolajen üretimi için zamana ihtiyaç vardır. Bu amaçla kullanılan cihazlar, özellikleri ve isimleri farklı olmakla birlikte Ultrason, Radyofrekans ve Laser uygulamalarıdır.

 

Mezolift, PRP, Endopeel, Botox... Her biri farklı yüz estetik uygulamaları fakat hepsi de aynı amaca hizmet ediyor. Peki kişi bu uygulamaları neye göre seçmeli? Hangi uygulama daha etkili ve doğal sonuçlar veriyor? Bu tedavi yöntemleri kişiden kişiye değişkenlik gösteriyor mu?

 

Çok güzel ve sık karşılaştığım bir soru. Bu yöntemlerin farkı nedir, hangisi bana daha uygundur? Öncelikle şunu söylemek isterim ki, görüntüdeki doğallık hastalarım kadar benim için de çok önemli. Ben bir erkek olarak, aynı zamanda bir hekim ve ressam olarak kadına baktığımda, abartıdan uzak sadece iyi, temiz, bakımlı ve doğal görünmesini isterim.

 

 

Mezolift, PRP ve Endopeel asla mimikleri bozmadan, cildin kalitesini, canlılığını, parlaklığını ve gerginliğini arttıran anti-aging tedavilerdir. Bir hekim istese de bu tedavilerle hastasının ifadesini bozamaz. Fakat botox ve dolgularla durum farklıdır.

 

Neden botox yaptıranların birçoğu birbirine benziyor: Ölü balık misali bakışlar, donuk mimikler, ifadesiz yüzler her geçen gün artıyor. Botox uygulamalarında “doğal”ı yakalamak bu kadar mı zor yoksa tercihler mi bu duruma sebebiyet veriyor?

 

Maalesef çevremizde botox ve dolgu ile aynılaştırılmış, mimikleri yok edilmiş, iki kaş arası çok açılmış sert görünümlü ama güzel göründüklerini sanan garip görünümlü kadınlar var. Türkan Şoray, Nükhet Duru ve Sertap Erener’i tanımakta zorluk çekiyoruz artık, bu örnekleri artırmak mümkün.

 

Kadınlara önerim, doktorunuzdan doğal görünümlü, ifadenizi ve görüntünüzü bozmayan botox ve dolgu uygulamaları isteyiniz, bu kesinlikle mümkün. Sizi görenler, iyi uyumuş, iyi tatil yapmış, iyi dinlenmiş gibi göründüğünüzü söylesinler bu yeter.  Aksi takdirde güzelleşmiyorsunuz, tam aksi güzelleşeyim derken çirkinleşiyorsunuz.

 

Gelelim Mezolift mi, PRP mi, Endopeel mi sorusuna. Kesinlikle şunu söyleyebilirim ki Endopeel; yüz, boyun, kol, bacak arası kasları çok zayıf ve çok sarkmış hastalarda çok başarılı. Çünkü, içeriğindeki yer fıstığından elde edilen, etken madde kasları güçlendirerek etki yapıyor ve güçlendirilmiş kaslar da cildi gererek çok daha iyi görünmesini sağlıyor.

 

Endopeel tedavisi, güçlü veya normal kaslara sahip olanlarda fazla etkili olmuyor. Bu konuda ben kesinlikle seçici davranıyorum ve kas dokusu iyi olan hastalarıma Endopeel’i önermiyorum.

 

Mezolift tedavisinde kullandığımız ilaçlar, terkibinde vitamin, mineral, aminoasit ve Hyalüronik asit içeriyorlar. Yani bunlar, cildimizin yapısında zaten var olup da, yıllar içinde eksilen maddeler. Bunları cilde vermek 20’sinden 80’ine her yaştaki ciltte olumlu etki yapıyor.

 

 

Sadece seans sayıları cilde göre 1 ile 5 seans arası değişiyor.

 

PRP tedavisini daha çok 35 yaş üstü hastalarımda öneriyorum ve hatta PRP ile birlikte Mezolift’i kombine yapabiliyorum. Çünkü ciltte kollajen üretimini PRP ile arttırmakla birlikte, eksilen vitamin, mineral, aminoasit ve hyolüronik asidi yerine koymak da çok iyi etki yapıyor.

 

İyi bir uzmanın ayırt edici özellikleri nelerdir? Uzman seçiminde nelere dikkat edilmesini tavsiye edersiniz?

 

Medikal estetik uygulamalar ile bilgiler maalesef tıp fakültelerinde öğretilmiyor. Hekimler mezun olduktan sonra bu konudaki eğitimleri, kurs, seminer ve kongrelerde alıyorlar. Tabii ki bu uzun bir süreç. Bu bilgilerin yerine oturması biraz zaman alıyor.

 

İyi eğitim almış ve yeterince deneyim sahibi iseniz, medikal estetikle ilgili firmaların size abartarak önerdiği ilaç ve cihazlar konusunda seçici davranabiliyorsunuz. Klinikleriniz, alet çöplüğüne dönüştürmeden doğru ve etkili tedavileri hastalarınıza uygulama imkanı bulabiliyorsunuz.

 

Yaz yaklaşıyor. Kadınların korkulu rüyası selülitlere yönelik en yeni ve etkili uygulamalar nelerdir? Ve ne kadar sürede, nasıl sonuçlar alınabiliniyor?

 

Selülit tedavisinde en etkili ve başarılı tedavi yöntemi olarak Mezoterapi ve Kimyasal Lipolizi öneriyorum. Çünkü Mezoterapiyi 18 yıldır uyguluyorum ve doğru ilaçları, doğru karışımlar halinde uygulayıp, bunu diyet ve egzersizle desteklerseniz başarısız olma gibi bir ihtimaliniz olamaz.

 

Eğer, hastalarımda karın ve bel bölgelerinde aşırı yağlanma, kalçalarda belirgin jokey pantolonu görünümü oluşturan yağlanma var ise, Mezoterapi ile birlikte bu bölgelere Soya’dan elde edilen Fosfatidil kolin + Deoksikolik Asit’ten oluşan kimyasal lipoliz ilacını da o bölgeye enjekte ederek başarılı sonuç alıyorum.

 

Eğer bölgesel yağlanma Mezoterapi ve Lipoliz’e cevap vermeyecek derecede fazla ise hastalarıma Liposuction önerebiliyorum. Yalnız şunu belirtmekte yarar var ki, Liposuction asla bir zayıflama ve selülit tedavisi yöntemi değildir.

 

 

Sadece normal veya normale yakın kilodaki kişilerde, diğer tedavilere cevap vermeyecek bölgesel yağlanmalar için uygulanabilir.

 

Tabii ki selülit tedavilerinde son yıllarda Ultrason ve Lazer’le tedaviler yapan cihazlar da kullanılıyor ama tecrübelerime dayanarak mezoterapi ile binlerce hasta tedavi etmiş bir hekim olarak söyleyebilirim ki Mezoterapi ile daha iyi sonuçlar alıyoruz.

 

Mezoterapi’yi haftada bir kez ve ortalama 6-8 seans uyguluyorum. Eğer Lipoliz gerekiyorsa 6 hafta ara ile 1 veya 2 seans uygulayarak sonuç alıyorum.

 

Göz altı kırışıklıkları, torbalanma ve morluklara karşı en etkili tedavi yöntemi nedir?  Tedavi süresi nedir?

 

Uzun yıllar maalesef göz altı kırışıklıkları, torbalarına ve morluklarına karşı etkili bir tedavi yok idi. Son zamanlarda bu amaçla Light Eyes ve Renaissance yöntemi ile tedaviler yapıyorum. Bu uygulamalar göz altı sorunlarında % 50-80 oranında etkili ve başarılı. Bu oranda bir iyileşme bile hastalarımı çok rahatlatıyor. Çünkü göz altı kırışık, torba ve morlukları kişiyi yorgun, üzgün, depresif gösteriyor. Bunun belirli oranda giderilmesi bile kişileri çok rahatlatıyor.

 

 

Son yıllarda erkekler de en az kadınlar kadar görünüşlerine önem vermeye başladı; özellikle de metropol erkekleri. Hastalarınız arasında erkeklerin oranı nedir? Onlar en çok neden şikayet ediyor? Niçin size geliyorlar?

 

Haklısınız, özellikle genç ve orta yaş erkekler artık daha bakımlı olmaya gayret ediyorlar ama benim hastalarım içinde bu oran sadece %10 diyebilirim, yani %90 kadın hastam var. Erkekler genelde saç dökülmeleri, karın ve bel bölgesi yağlanmaları, göz altı torbaları ve çok az sayıda yüz cilt anti-aging bakımı botox için geliyorlar.

 

 

Güzelliğine ve gençliğine düşkün kadınlara bir uzman olarak son olarak neler tavsiye etmek istersiniz?

 

Kadınlar hayatımızın vazgeçilmezleri, evde olduğu gibi artık iş hayatında da etkili ve başarılılar. Erkeklerden daha bakımlı, gençliğine ve güzelliğine daha düşkünler. Bence kadınlar hangi konumda olursa olsunlar Feminen özelliklerini kaybetmemeliler. 

 

İş hayatının zorlukları ve aşırı hırslı olmak testesteron hormonunu artırarak kadınsı güzellikleri maskeleyebiliyor. Erkek gibi davranmanın ne size, ne de biz erkeklere faydası var, ne gereği var ki biz erkeklerin şövalyelik ruhumuzu zedelemenin. Bu ne sizi mutlu eder ne de bizleri.

 

Sizler kadınsı özellik ve davranışlarınızla da otorite kurabilir hem başarılı hem de feminen güzelliklerinizi kaybetmeyebilirsiniz. Fazla kilolar, sigara, içki, gece hayatı, stres ve uykusuzluk cildimizi en olumsuz etkileyen faktörler. Kendine güven duygusu da kadını çekici kılan faktörlerden birisi.

 

Bunlara dikkat eden bir kadın, yüzüne ve vücuduna yaptıracağı doğal görünümlü medikal estetik uygulamalarla yıllara meydan okuyabilir, çekici ve güzel kalabilir.

 

Değerli açıklamalarıyla bizleri aydınlatan Dr. A. Tayfur Yağcı'ya hepimizaileyiz.com ailesi olarak teşekkür ederiz.

 

Röportaj: Cansu Buldu Çan


Mart 2013,

 

Dikkat: Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kopyalanamaz, hiçbir şekilde kullanılamaz.