Haftanın Film Önerisi "Frida"

Haftanın Film Önerisi "Frida"

¨ImageAlt16121¨

“Kültür Mantarları” grubumuzun bu haftaki film tavsiyeleri. 

 

 

FRİDA  


Frida, sanat tarihinin sıra dışı hayat hikayesiyle ünlü Frida Kahlo’nun biyografisini anlatan bir baş yapıt…


Frida Kahlo’nun hayatı boyunca geçirdiği kazaları, hastalıkları, aşkları, yaşamı ve ölümü bir arada bulabileceğiniz, etkileyici bir film.


Julie Taymor’un yönetmenliğini yaptığı 2002

filmi Frida’nın başrolünde, Salma Hayek’in muhteşem performansını izliyoruz.  Filme renk katan ve ayı zamanda da benim oyunculuğunu çok beğendiğim Ashley Judd da oyuncular arasında.


Güçlü kadının anlamı Frida!


Alışılmış acıyı aşkla aşmak… Film bana tam olarak bu duyguyu hissettirdi. Gençlik döneminde geçirdiği kaza nedeniyle bir sürü ameliyat geçiren, fiziksel rahatsızlıkları ve acıyı doruk noktasında yaşayan Frida, hiçbir zaman hayattan vazgeçmemiş, aşkta cesaretli, yetenekte üstat bir ressam…


Frida, yaptığı resimleri ünlü ressam Diego’ya göstermek ve fikrini almak için yanına gider ve büyük aşk başlar… Tek bir kadına bağlı olarak yaşayamayan Diego için Frida, hayatının anlamı olur.  Ama bir türlü Diego’nun alışkanlıklarını değiştiremeyen Frida hem fiziksel hem de ruhsal acıdan bir türlü kurtulamaz.


Film bize hayatın acımasız yüzünü sergilerken bir yandan da aşkın evrelerini anlatıyor.


“-Bir yara izim var.
-Sen mükemmelsin, mükemmel…"


Büyük ve tutkulu bir aşkla başlayan Frida’nın Diego ile hikayesi, ne kadar aşık olurlarsa olsunlar insanların karakterinin asla değişmeyeceğini bir kez daha bize hatırlatıyor.


“-İki büyük kaza geçirdim Diego, tramvay ve sen. En kötüsü sensin.”


Kazadan sonra yaşanılan acıyı kendine mesken tutmuş olan Frida, bu acıyı aşkla ve sanatla aşıyor. Resim yaparak ve aşka aşık olarak yaşayan Frida, kısa geçireceği bu hayat sonundaki ölümünden de hiç bir zaman korkmuyor.


“Umarım çıkış neşelidir. Bir daha asla dönmemeyi umut ediyorum…”


Günün sonunda sandığımızdan çok daha fazla inciniriz. Bunu fark etmeden yaptığımız fedakarlıkların da sonucunun ağırlığını anlatan bu baş yapıtı herkesin izlemesini tavsiye ederim.


Filmi izledikten sonra özellikle kadınların, kendilerini daha güçlü hissedeceğinden ve yaşamanın değerini, sanatın güzelliğini ve aşkın gücünü kalpten hissedeceklerinden eminim.


İyi seyirler…


Cemre Nur MELEKE

 

Haftanın Diğer Film Önerisi: Düşler, Tutkular, Suçlar (The Dreamers)


The Dreamers, Bernardo Bertolucci’nin son filmidir. Paris’teki "68 olaylarına katılan Amerikalı bir öğrencinin hikâyesini konu alır. 'Hayalciler: tutkular ve suçlar"  adı ile vizyona girer. Şaşkınlık ve şok olma durumu sizi beklemektedir ki kendinizi bu duruma hazırlayın öncelikle. İki kardeşin film gösterimlerinde tanıştıkları Amerikalı genci hayatlarına kabul etmesiyle başlar hikâye ve sizi 68 olayları içine atarak büyülemeye başlar. Bunun yanında diğer kült olmuş Fransız filmlerinden de alıntılarla bir filmden beklediğiniz akışı burada yeniden sorgulamanız gerekir.

 

¨ImageAlt16122¨

 

Zira, bildiğiniz filmlerin ötesine geçmektesinizdir. Gençliğin nefesini yeniden soluyacaksınız. Aile, anne, baba ve çocuk ilişkilerini farklı bir bakış açısı ile göreceksiniz. Üniversite gençliğinin diyaloglarını, hislerini, yaşama bakış açılarını ve tepkilerini anlayacaksınız bu filmde. İsyankâr bir o kadar da masum ve ilginç ilişkileri gözler önüne seren bir kült film karşınızda iyi seyirler.


Pelin ÇALIŞ

 

Hazırlayan: Özlem Topaloğlu