Parfümün Astımı Tetiklediğini Biliyor Muydunuz?

Astımın görülme sıklığı gerek dünyada, gerekse ülkemizde her geçen gün giderek artıyor. Baharın gelmesiyle birlikte parfüm kullanımında artış görülüyor. Ancak astım hastalarının dikkatli olmalarında fayda var; çünkü parfümlerin çoğu güvenli olsa da alerjik bünyelilerde özellikle keskin kokulu olanlar astımı tetikleyebiliyor.

 

"Çocuk Bakıcılarının Kullandığı Parfümlere de Dikkat Edilmeli"

 

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nur Kaşkır, “Bir parfüm onlarca, hatta yüzlerce çeşit uçucu organik madde yayıyor. Bunlardan çoğu güvenle solunsa da bazıları astımı tetikleyebiliyor. Bu nedenle kişiler kendilerine ve astımlı çocuklarında semptom artışına neden olabilen parfümler konusunda titiz davranmalı. Aynı zamanda çocuk bakıcılarının kullandığı parfümlere de dikkat etmeliler! ” uyarısında bulunuyor.

 

Keskin Kokulardan Uzak Durun!

 

Yapılan araştırmalara göre; günlük hayatta kullanılan deodorant, keskin kokulu parfümler ve oda spreyi ile parfümlü deterjanlar astımı tetikleyebiliyor. Dr. Kaşkır, bazı astım hastalarının bu tür maddelerin nefes darlığına neden olabileceğini bilmeksizin keskin kokulu parfümler, oda parfümleri, banyolarda kullanılan aparatlar ve kokulu mumlarla iç içe yaşadıklarına dikkat çekerek, “Bu durum parfüm alerjisi değil, irritasyon dediğimiz, keskin kokulara karşı zaten artmış duyarlılığı olan bronşların hassaslığının artması ve bronşlarda daralma cevabının olmasıdır. Astım ataklarıyla karşılaşmamak için bu tür kokulara karşı dikkatli olmak gerekiyor” diyor.

 

"Her Geçen Gün Daha Fazla Yapay Madde Kullanıyoruz"

 

Şampuanlar, saç spreyleri, oda spreyleri, saç boyaları, oda boyaları ve daha onlarcası… Günlük hayatımızda giderek daha fazla yapay madde kullanıyoruz.

 

Peki ya bu maddelerin sayılarının ve çeşitliliğinin artması toplumda astımın ve şiddetinin de artmasına neden olabilir mi?

 

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nur Kaşkır bu reaksiyonların alerji sınıfına girmese de alerjik kişilerdeki ilave etkilerinin de yadsınamayacağına dikkat çekiyor.

 

Neler Astımı Tetikliyor?


• Ailesel öykü,
• Enfeksiyonlar,
• Mevsim değişimi, hava ısısının değişmesi-özellikle soğuk hava-,nem oranının artması,
• Kokular, stres, bazı ilaçlar,
• Sigara içmek veya sigara içilen ortamlarda bulunmak,
• Bazı işyerlerinde solunan gazlar ve kimyasallar ,
• Alerjik astım durumunda alerjenler ile karşılaşma (ev tozu akarları, küf mantarları, polenler-çiçek
tozları, ağaç ve yabani ot polenleri, küf, hayvan tüyü). Alerjenler içinde en önemlisi ev tozu akarlarıdır. Türkiye’deki alerjik astımlıların yüzde 70’inde ev tozu akarı alerjisi bulunuyor.


Tek Belirtide Tanı Koymak Güçleşiyor!


Astımlı kişi hastalığı tetikleyen etkenlerle temasa geçtiğinde hava yolları daralıyor. Bu darlık hastada; öksürük, tekrarlayan nefes darlığı, göğüste daralma hissi, hırıltılı solunum ve kolay yorulma gibi yakınmalara neden oluyor. Bazı hastalarda astımın bu tipik belirtilerinden hepsi görülebileceği gibi, bazılarında ise sadece birkaçı, hatta sadece biri gelişebiliyor. Bu nedenle teşhis, dolayısıyla tedavi edilmeyen pek çok astımlı olabiliyor.


Ataklar Kontrol Altına Alınabiliyor

 

Astım uygun teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabilen bir hastalık. Tedavide iki türlü ilaçtan faydalanılıyor; nefes darlığında ihtiyaç halinde kullanılan rahatlatıcı ilaçlar ve astımın gerçek nedenine inerek hastalığı tedavi etmeye yönelik ilaçlardır.

 

Astım tedavilerinin çoğunda en etkili yöntem, ilacın solunarak doğrudan akciğerlere girmesinin sağlanmasıdır. Bu yolla yapılan uygulamalar etken maddenin istenilen organ olan akciğerlere doğrudan ulaşmasını sağladığı gibi, vücuda geçişin çok az olması nedeniyle hastayı ilacın yan etkilerinden de koruyor.

 

Hastanın, doktorun ilaçlarını doktorunun önerileri doğrultusunda uygun dozda kullanması ve düzenli olarak kontrollere gitmesi, astımın kontrol altına alınabilmesinde son derece önemli bir rol oynuyor. Hastanın dikkat etmesi gereken bir başka önemli nokta da, alerjik astımı varsa alerjenden kaçınma yollarını günlük hayatında uygulamak.

 
 
loading...
loading...