Loğusalık Depresyonuna Nasıl Engel Olabilirsiniz?

¨ImageAlt4525¨

Annelik tüm kadınların yaşaması gereken en özel duygulardan biridir. Fakat tüm bu güzelliklerin yanı sıra anne; doğumla birlikte stresli bir döneme girmektedir. Doğum sonrası dönemde anne rolüne alışmak, çocuğa güvenli bir ortam sunmak, çocuğun bakımını gerçekleştirmek, bebekle iletişim kurmak gibi düşüncelerle depresyon kaçınılmaz hale gelebilir.

 

Memorial Hizmet Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uz. Psk. Sevda Sevimli Yurtseven, her yeni annenin bebeğini dünyaya getirdikten hemen sonra uzman yardımı alması gerektiğini belirterek, “Doğum sonrası depresyon ve tedavi yöntemleri” dikkat çekici bilgiler verdi.

 

Doğum Sonrası Depresyon İntihar Nedeni Olabilir!

 

Doğum sonrası depresyon annenin ve dolaylı olarak çocuğun sağlığını etkileyen önemli problemlerden biridir. Hamilelik ve doğum normal sağlıklı kadınlar için bile yorucu bir süreç olduğundan, kadınların loğusalık döneminde psikolojik sorun yaşama riski daha da yükselmektedir. Doğum sonrası ilk günlerde, “postpartum blues” denilen “doğum hüznü” sıklıkla görülebilir. Bu durum annelerde gözlenen normal sınırlarda olan endişe ve üzüntü halidir. En fazla 10 gün sürer, kendiliğinden ya da sosyal destekle kaybolur.

 

Doğum sonrası depresyon ise; doğumdan sonra 4. haftalarda başlayan ve müdahale edilmezse 6 ay ila 1–2 yıl devam eden ciddi psikolojik travma haline gelir. Annede; aşırı yorgunluk, uykusuzluk, bedensel şikâyetler, ağlamalar, iştahsızlık ya da aşırı yemek yeme, umutsuzluk, aktivitelerden zevk alamama, suçluluk duyguları ortaya çıkar. Daha ağır durumlarda ise; kendini suçlama, ölüm düşünceleri ve ya girişimleri olabilir. Bu durum bebek ile ilişkiyi aksatır. Hatta ağır durumlarda bebeğe zarar verme düşünceleri veya davranışları da olabilir.

 

İlk Ay Uzman Yardımı Gerekebilir

 

Doğum sonrası depresyon sıklığının oranı, %5 ila %20’dir. Doğum sonrası depresyonun depresyondan farkı; bebeğe karşı sevgisizlik veya iki uca yakın karışık duyguların ön planda olmasıdır. Doğum sonrası depresyonun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte:

 

• Annenin aile içinde yaşadığı ekonomik zorluklar,
• Sosyal desteğin yetersiz olması,
• Eşle ilgili sorunlar yaşanması,
• Ölüm, ayrılık gibi beklenmeyen yaşamsal olaylar,
• Planlanmamış gebelikler,
• Çok doğum yapmış olmak,
• Annenin daha önceki gebeliklerde depresyon geçirmiş olması
• Bebeğini anne sütü ile beslememe,
• Kayıpla sonlanan gebelik ve doğum deneyimleri,
• Erken anne-bebek ayrılığı
• Bebeğin bakımı ile ilgili duyulan kaygılar etkili olmaktadır.  

 

Yukarıdaki belirtilerden bir ya da daha fazla risk etkeni olan kadınların doğumdan sonraki 1 ya da 2. ayda; doğum sonrası depresyon açısından değerlendirilmesi önemlidir.

 

Anne Doğum Sonrası Depresyonun Farkında Değil!

 

Doğum sonrası depresyon sık görülmesine karşın çoğu kez tanı konulamamaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri kadının olumsuz duyguları nedeniyle kendini suçlu hissetmesi, ya da utanması, hangi uzmana başvuracağını bilemiyor olması, sosyal çevre tarafından eleştirilme korkusu, yeni doğan bebeğe çevrenin gösterdiği ilgi nedeniyle negatif duygularını saklama eğilimi olabilir. Çoğu kadın ise bu sorunları depresyon olarak adlandıramayıp destek arayışı içine girememektedir. Ülkemizde birinci basamak sağlık hizmetlerinin tam olarak gelişmemiş olması da bu tür sorunları olan kadınların belirlenmesinde zorluklara neden olmaktadır.

 

Risk Altındaki Anne Adayları Gebelik Döneminde Belirlenebiliyor

 

Gebeliğin 36. haftasında anne adaylarına kapalı zarf içinde bir anket formu ve depresyon testi verilmektedir. Doldurulmuş olan bu test ve anket formu uzman psikolog tarafından incelenir. Buradan edinilen bilgilerle risk altında olan gebeler belirlenir ve doğumdan sonra psikolojik bilgilendirme içerikli değerlendirilir.

 

Risk altında görünen gebelere bilgi verilip, doğumdan sonra 4. haftada “postpartum depresyonu”nu belirleyen bir test uygulanır ve kadında doğum sonrası depresyon tanımlandıktan sonra bireysel ya da aile psikoterapisi ve ilaç tedavisi uygulanır. Bu çalışma ile gebelerin ve annenin takibi yapılmakta, sorun varsa tespit edilmekte ve zaman kaybetmeden soruna müdahale imkânı doğmaktadır.

 
 
 
loading...
loading...