Cinsel İstismarı Önlemede Dört Önemli Nokta

 

 

Çocuklarımızı Cinsel İstismara Karşı Nasıl Bilinçlendirmeliyiz?

 

"Cinsel istismara karşı anne babalar çocuklarını nasıl bilinçlendirmeli?", "Böyle bir durumla karşılaşan çocuğa nasıl destek olunmalı?", "Çocuğa kaç yaşında cinsel istismara dair bilgiler verilmeye başlanmalı?" ve konuyla ilgili merak edilen pek çok soruyu Uzman Psikolojik Danışman Nilgün Sarı yanıtladı. 

  

Cinsel istismar dediğimizde  dört önemli noktaya dikkat etmek gerekiyor:

 

• Birincisi, çocuğa ben – sen ayrımının öğretilmesi.

 

• İkincisi, yaşına uygun cinsel eğitimin verilmesi.

 

• Üçüncüsü çocuğu yabancılara karşı uyarırken korkutucu bir dil kullanılmaması.

  

• Dördüncüsü ve belki de en önemlisi anne babaların bu tür tehlikelere karşı çok  uyanık olmasıdır.

 

Çocuğa ben-sen ayrımının öğretilmeye başlanması  ilk bebeklik dönemine kadar gider. Çocuğun bedenine saygı duymak gerekir. Küçük çocuklar sevimlidirler ve biz büyükler onlar istemeseler de öpmeye, sevmeye çalışırız. O anda öpülmek, sevilmek istemiyorsa buna saygı duymak gerekir.

 

Böyle bir durumda bir yandan da çocuk “Hayır” diyerek istemediği bir durumu ifade etmeyi deneyimlemiş olur.  Bedensel olarak değil sadece, herhangi bir şeye “hayır” dediğinde bunu anlamak ve çocuğu zorlamamak gerekiyor. Çocuk “evet” ve “hayır”ı dile getirebilmeli, onlara kulak vermek lazım. Çocuğun itirazı önemsenmeli. Aile içindeki mahremiyet ortamına dikkat edilmesi de son derece önemlidir.

 

Cinsel İstismarı Önlemede Dört Önemli Nokta  

 

Çocuklar anlamsız yere sık sık “hayır” dediğinde ne yapmalı?

 

Çocuğun “hayırı” belki de o kadar anlamsız değildir. “Hayır”ı duymak bize anlamsız ve zorlayıcı geliyordur, çünkü karşısında nasıl duracağımızı bilemiyoruzdur. Önemli olan çocuğun “hayır”ını duymaktır, paniğe kapılmak değil. Çocuk “hayır” desin. Ne istediğini, ne istemediğini ortaya koysun. Çocuk kendisini ifade ettikten sonra anne babaların bu “hayır”a çaresiz bir şekilde boyun eğmelerinden bahsetmiyorum. Ona istediği şeyin neden olamayacağını açıklamak gerekir. Çocuk zaten “evet” ve “hayır”ı anne babasından öğrenir.

 

Çocuğu yabancılara, yetişkinlere karşı uyarırken ürkütmeden, korkutmadan bilgilendirmek önemli. Size gelip anlatmasını engellemeyecek bir duruş sergilemelisiniz. Çocuk  anne babasının ona kızacağını düşünerek anlatmaya cesaret edemeyebilir. Kendini suçlu hissedebilir. Herhangi bir  tehlike durumunda nasıl yardım isteyeceğini öğretmek iyi olacaktır. Hatırlatmakta fayda var; çocuk yabancıların dışında aileye yakın kişiler tarafından da taciz edilebilir.

 

İyi dokunma ve  kötü dokunma ayrımını da çocuğa öğretmek gerekir. Çünkü böyle bir şey var. O ayrımları çocuk bilmeli. “Vücudumuzdaki özel yerlerimize kimsenin dokunmasına izin vermiyoruz biz de başkalarının özel yerlerine dokunmuyoruz” gibi bir açıklama da çocuğa yol gösterici olacaktır.

 

Kaç yaşında bu bilgiler verilmeye başlanmalı?

 

5-6 yaşlarındaki çocuklarla bu konular konuşulabilir. Ama ürkütmeden, korkutmadan konuşulmalı çocukla. Cinsel bilgi, çocuğa hazır olduğunda ve merak edip soru sorduğunda anlayacağı basit bir dille sorusunun cevabı verilmelidir.

 

Sizin ebeveynlerde gözlemlediğiniz ve doğru olmayan bir davranış var mı?

 

Bazı anneler çocukları büyüdüğünde dahi çocuklarının altlarını kendileri siliyor. Bu da bir bedeninin ayrışmamasıdır esasında. Artık çocuğun mahremiyeti olması lazım. Temizleyebildiği kadar kabul edilmeli.  Bu konuda mesela çok uç noktalar var. 10-11 yaşında erkek çocuğunun altını annesi siliyor. Kız çocuğunun altını babası siliyor. Olmaması gereken bir durum."


Sitemizin takipçilerinden gelen şu uyarıları da sizlerle paylaşmak istedik:

 

"Markete rahat gideyim de çocuk komşuda dursun 5 dakika." demeyin.

 

"Otobüste savrulmayayım çocuğu vereyim amcanın kucağına." demeyin. Çocuklu kadının hakkıdır oturmak hakkınızı isteyin, oturanlari kaldırın. Gerekirse çocuğunuzla düşün ama kimsenin kucağına çocuğunuzu bırakmayın. 

 

"Aaa yavrum öpsün iste amca bir kere" demeyin. "Hayır" dediğinde saygı duyun. 

 

Mahremi oğretin küçük anlamaz demeyin. Koşulsuz güvenmesin kimseye evlatlarımız. 

 

Bir şekerle kandırılmalarına izin vermeyin; anlatın, konuşun küçük anlamaz demeyin her şeyi anlatın. 

 

"Bağırma!" demeyin ne zaman bağıması gerektiğini öğretin. 

 

Başı dertteyse avazı çıktığı kadar bağırabilsin. Polisle korkutmayin ki başı dertteyken polise sığınmasını  bilsin. 

 

Her dışarı çıktığında anlatın kaybolursa neler yapmalı, biri onu zorlarsa ne yapmalı anlatın, anlatın ki anlatmadiklarınız ağıtlarınız olmasın.

 

Zaman bizim kapı önünde komşuların güvenliğinde ikram ettikleri salçalı ekmekleri rahatça yediğimiz dönemlerdeki gibi değil maalesef... 

 

Daha  dikkatli ve bilinçli anne baba olmak zorundayız....