Alerji ile Soğuk Algınlığı Arasındaki Farklar Neler?

 

 

Polenler, alerjik kişilerde, ani gelişen tekrarlayıcı hapşırıklar, burun akıntısı veya tıkanması, burun ve damakta kaşıntı ve geniz akıntısı gibi belirtiler gösterebiliyor. Bazı kişilerde ise astım şeklinde görülebiliyor. Bu tip alerjilerin ilkbahar döneminde sık görüldüğü düşünülse de sonbahar aylarında da sıkça yaşanıyor. Peki, alerjilerden korunmak için neler yapmak gerekiyor?

 

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Mübeccel Akman, sonbahar mevsiminde görülen alerjiler hakkında açıklamalarda bulundu.

 

 Solunum sistemi, burundan başlayarak geniz, bademcikler, nefes borusu, bronşlar ve akciğerlerden oluşur. Mevsim dönüşüyle birlikte görülen yaprak dökülmeleri, yağışlarla birlikte küf sporları ve yabani ot polenlerinde artış yaşanması ve tozların çoğalması gibi değişimler solunum sistemini etkiler. Fakat ev ve diğer yaşam alanlarında yapılacak bazı değişiklikler alerjilerden korunmayı mümkün kılabilir.

 

Tıkanıklık burun alerjisinin belirtisi olabilir

 

Soluduğumuz hava öncelikli olarak burun kanalları tarafından karşılandığı için mevsim geçişlerinde alerji sorunları baş gösterebilir. Toplumda en sık görülen hastalıklardan biri olan burun alerjilerine, alerjik rinit ismi verilir. Su gibi devamlı burun akıntısı, burunda tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırma nöbetleriyle kendini gösteren bu hastalık, özellikle nemli ve rüzgarlı havalarda artan polen miktarıyla daha da artabilir.

 

Sonbahar alerjilerine dikkat edin

 

Havanın soğumasıyla birlikte yağışlar, nemle birlikte küf sporları ve yabancı ot polenleri artar. Ağustos sonundan kasım ortasına kadar devam eden bu polenler, sonbahar alerjilerinde önemli rol oynar. Hastada ani ve havlar tarzda öksürük, nefes alıp vermede ötme, kuru öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetler bulunuyorsa, alt solunum yolu alerjilerinden şüphelenilmelidir. Şikayetler eğer her yıl tekrarlıyorsa, ailenin diğer fertlerinde alerjinin olup olmadığı, alerji testi yapılarak kesin tanı ile doğrulanmalıdır.

 

Alerjilerde tanı ve tedavi

 

Mevsim değişimlerinde birçok hasta grip ve polen alerjisini birbirine karıştırabiliyor. Alerji testleriyle rahatsızlığın polen kaynaklı olduğu tespit edildiğinde, gereksiz ve yanlış antibiyotik kullanımının önüne geçilebiliyor. Uzun süreli şikayetler yaşayan hastaların alerjenle temasından sonra; burunda, boğazda, kulaklarda kaşıntı, kriz şeklinde hapşırma, burun akıntısı, öksürük, hırıltı, nefes darlığı oluşuyorsa hastalığın kesin teşhisinin konması için mutlaka alerji testi yapılması gerekiyor.

 

 Hayatınızı alerjenlere göre düzenleyin

 

•  Alerjik bünyeli kişilerin sonbahar mevsimi geldiğinde çevresel faktörlere göre kendilerini korumaları gerekir. Bu dönemlerde sigarı dumanı, egzoz, parfüm, çamaşır suyu ve yumuşatıcıların kullanımından mümkün olduğu kadar uzak durulmalı,

 

•  Ev ve iş yerleri gibi yaşam alanları sık sık havalandırılmalı,

 

•  Alerjiye neden olan toz ve akarlar, özel filtreli elektrik süpürgeleri ile ortamdan uzaklaştırılmalı,

 

 •  Ortamdaki polen, küf ve diğer partiküller için heba filtreler kullanılmalı,

 

•  Yatak odalarının nemli ve rutubetli olmamasına dikkat edilmeli, odalarda halı kaplama yerine parke zemin kullanılmalı,

 

 •  Giysi, nevresim, yorgan ve yastıklar 60 derecenin üzerinde yıkanmalı,

 

 •  Evde kedi, köpek ya da kuş gibi evcil hayvan beslenmemeli,

 

•  Yünlü giysi ve paltolar yerine pamuklu kıyafetler tercih edilmeli,

 

 •  Pencereler, polenlerin yoğun olduğu sabah erken saatlerde kapatılmalı,

 

 •  Her akşam duş alınmalı, özellikle saçlar yıkanmalıdır.