Karne Korkusuyla Nasıl Baş Edilmeli?

Yarıyıl tatiline şunun şurasında az bir zaman kaldı. Aileleri ve çocukları ayrı ayrı heyecanlar, ayrı ayrı endişeler şimdiden sardı. “Acaba zayıfım gelecek mi? Annem, babam karnemi görünce ne düşünecekler? diye düşünen çocukların yanı sıra; “Çocuğuma birçok imkan sağlıyorum ama buna rağmen zayıfı gelirse ona nasıl davranmalıyım?” diyen ebeveyn sayısı bugünlerde bir hayli fazladır. Çocuğunuza karne korkusuyla ilgili nasıl yardım edeceğinize dair uzman görüşlerini sizler için derledik.

 

Zayıf Karne Eşittir Zayıf Anne Babalık mıdır?

 

Karne günü bazı öğrenciler için mutluluk kaynağı olurken, bazı öğrenciler için korku kaynağı olabiliyor. Hatta intihar ve evden kaçma gibi istenmeyen bazı durumlara da meydan verebiliyor.


Uzmanlar baskıcı ailelerin çocuklarının, zayıf karne korkusunu diğer ailelerin çocuklarına göre daha fazla yaşadığını söylüyorlar. Evden kaçma, intihar gibi davranışların, bu ailelerin çocuklarında daha fazla görüldüğünü belirten uzmanlar, bu ailelerin çocuklarının zayıf karne ile eve gittiklerinde fiziksel bir cezaya maruz kalacaklarını zihinsel olarak tasarladıklarını vurguluyorlar.

 

Karne çocuğun ilgi, yetenek, zekâ ve hayat okulundaki başarısının bir göstergesi değildir. Ünlü fizikçi Einstein'ı zekâ seviyesi düşük diye okuldan kovmamışlar mıydı? Karne öğrenciye verildiği gibi aynı zamanda aileye de verilmektedir. Ailenin ana-babalığının nasıl olduğunu da göstermektedir bu belge.

 

Harçlık Vererek Ebeveynlik Sorumluluğunuzdan Kurtulamazsınız


Aileler, çocuklarına harçlık vererek; kitap, kalem, defter alarak okul hayatları süresince onların üzerindeki sorumluluktan kurtulduklarını düşünmektedirler. Bu doğru bir düşünce midir?


Ailelerin en büyük sorumluluğu hayatı seven, insanları seven, sorumluluk almayı seven, başarının peşinde koşan, kendini gerçekleştirme basamaklarını hızla çıkan bir çocuk yetiştirmektir. Bu da onun cebine sadece harçlık koymakla değil, ona, onu sevdiğini hem sözle hem de davranışla göstermekle, ona güvenmekle, onunla sağlıklı iletişim kurmakla, onun kapasitesini kabul edip onu zorlamamakla olur. Çocuğunu, kendisi olduğu için sevmekle, onun 'o' olduğunu kabul etmekle gerçekleşir. O, sizlerin zihninizde oluşturduğunuz kişi değildir. O bir bireydir, o kendisidir.


Uzmanlar zayıf karnenin, aynı zamanda zayıf ana babalığın birer göstergesi olduğunu söylüyorlar.

 

Aileler:

 

-Çocuklarının karne korkusunu yenmelerini sağlamak için,
-İstenmeyen bazı davranışların oluşmaması için,
-Şimdiki görünen başarısızlığın ileriki yıllarda başarıya dönüşebilmesi ve
-En önemlisi de ana-baba karnesindeki zayıf notlarını kurtarabilmeleri için

Aileler çocuklarına karne zamanı şu şekilde yaklaşmalı:

 

1. Çocuğunuzun karnesiyle ilgili duygularınızı, çocuğunuzun kişiliğini incitmeden net bir şekilde anlatın. Onun başarılı olabilmesi için onun arkasında olduğunuzu ona hissettirin.

 

2. Kesinlikle çocuğunuzu suçlayıp yargılamayın.

 

3. Ona kesinlikle “tembel, tavuk,geri zekalı” gibi isim, lakap takmayın.

 

4. "Seni kaportacıya işçi olarak göndereceğim, okuldan alacağım!" gibi tehditler savurmayın.

 

5. Onu eleştirip, emirler vermeyin.

 

6. Çocuğunuzu arkadaşlarıyla, kardeşleriyle, komşularınızla kıyaslamayın. O herkesten farklı kendine benzeyen bir bireydir unutmayın.

 

7. Çocuğunuzu kesinlikle aşağılamayın hele arkadaşlarının yanında buna hiç kakışmayın. Onun kendine olan güven duygusunu zedelemiş olursunuz.

 

8. Çocuğunuza devamlı cezalandırma, bağırma gibi davranışlarla yaklaşmayın.

 

9. Çocuğun kendi karnesiyle ilgili anlattıklarını dinleyin. Onun düşüncelerine önem verin.

 

10. Her ana-babanın çocuklarıyla ilgili bazı beklentileri vardır. Bunları onunla konuşun.

 

11. Çocuğunuzun karnesi zayıf olabilir. Ona açık bir kapı bırakın, kendini affettirebilmesi için bir yol gösterin.

 

12. Çocuğunuzun ders başarısızlığının giderilebilmesi için beraber çözüm yolları arayın.

 

13. Çocuğunuzun zayıfı var diye ona yaz tatilini zehir etmeyin, dinlenmesine fırsat verin. Ancak eksikliklerini gidermek için onunla beraber uygun bir plan yapın ve bunu uygulayın.

 

14. Çocuğunuza karnesinin iyide olsa kötüde olsa sizin onu seveceğinizi ve onun arkasında olduğunuzu ona hissettirin.

 

Unutmayın, o herkesten farklı olan ve sadece kendine benzeyen bir bireydir. Çocuğunuzu kesinlikle aşağılamayın. Arkadaşlarının yanında buna sakın kalkışmayın, kendine olan güven duygusunu zedelemiş olursunuz. Çocuğunuza sürekli olarak cezalandırma, bağırma gibi davranışlarla yaklaşmayın. Çocuğun kendi karnesiyle ilgili olarak anlattıklarını dinleyin, düşüncelerine önem verin.


Eğer çocuğunuz, eve dört "pekiyi" ve bir "orta" olan bir karneyle gelmişse; anne babalar; "pekiyi"lere mi yoksa "ortalara” mı yoğunlaşacaklarını seçebilirler. "Ortalara" öncelik vermek, çocuğun çekingenlik ve başarısızlık duygusunu artıracaktır. Diğer dönemde çocuğu daha sıkı çalışmaya motive etmek için daha az işe yarayan bir yöntemdir.


Baba: Karnene bir bakayım oğlum.

 

Oğul: (Karnesini uzatarak) Tabi baba. Bak, matematik hariç bütün notlarım "pekiyi".

 

Baba: Evet, fakat matematikten "orta" almışsın. Sana her akşam ödevlerini yapmanı söylememiş miydim? Ödevlerine biraz daha dikkat edip, bilgisayar oyunlarıyla daha az vakit harcasaydın matematikten de "pekiyi" alabilirdin.


Oğul: Fakat baba....


Baba: Bu konuda başka bir şey duymak istemiyorum. Bilgisayarı kaldırmakla başlayarak, etrafta bazı değişiklikler yapılacak. Beni anlıyor musun oğlum?


Oğul: Evet baba.

 

Bu babanın, oğlunun gayret ve çalışmasını desteklemek için, beş nottan "pekiyi" olan dördünü ele alması; sonra da onunla konuşarak matematikte yardıma ihtiyacı olup olmadığını sorması daha etkili bir yöntem olabilirdi. Böylece çocuk, kendini güçlü ve motive olmuş hissedecektir. "Ortayı” yükseltmeye çalışması (Bütün ilgi "pekiyi"lere toplanacağından) ve gerektiğinde de yardım istemesi çok daha kolay olacaktır.

 

Baba: Karnene bir bakalım oğlum.

 

Oğul: Tamam baba. Bak! Matematik hariç hepsinden "pekiyi" aldım.

 

Baba: Başarılısın. İngilizce ve tarihi yükseltmişe benziyorsun. Seninle gerçekten gurur duyuyorum.


Oğul: [gülümseyerek] Teşekkürler baba.


Baba: Matematikle biraz sorunun var gibi görünüyor. Yardım edebileceğim bir şeyler var mı?


Oğul: Zannetmiyorum. Uzun bölme işlemlerinde biraz geri kaldım. İki ders kaçırmıştım.


Baba: Şimdi biraz onların üzerine düşmeye ne dersin?


Oğul: Şey... Ben de öyle düşünüyorum; ama tam da emin değilim.


Baba: Neler olduğunu anlat. Gelecek hafta okuldan sonra yardım etmeme ne dersin? Böylece notlarını yükseltip yükseltemeyeceğimize bir bakarız.


Oğul: [rahatlamış olarak] Teşekkürler baba. Bu harika olabilir.


Bu yaklaşım, çocuğun başarma duygusunu, güvenini ve kendine saygısını da artırma avantajına sahiptir. Daha iyisini yapmaya çalışmak için çocuğun motivasyonunu da artıracaktır.

 

Zayıfı Var Diye, Ona Tatilini Zehir Etmeyin!

 

Çocuğunuzun zayıfı var diye ona tatilini zehir etmeyin, dinlenmesine fırsat verin. Ancak eksikliklerini gidermek için onunla beraber uygun bir plan yapın ve bunu uygulayın. Çocuğunuza, karnesi iyi de olsa kötü de olsa sizin onu seveceğinizi ve onun arkasında olacağınızı hissettirin.


Anne babaların unutmaması gerekenler:

 

Bütün çocuklar ilgi isterler.

Olumsuz davranışlardan ziyade olumlu davranışları överek ödüllendirin.

Genel övgülerden ziyade övgünüzü belirli davranışlara yöneltin.

Çocukların iyi davrandıkları zamanı yakalamaya çalışın ve onların bu davranışını ödüllendirin.

İstenilen davranışı küçük aşamalara bölün ve her aşamada onu ödüllendirin.

Bazen olumsuz davranışın gösterilmemesi de ödüllendirilebilir.