Çocukları Başarısız Olmaya İten 12 Neden

Başaramama korkusu çok önemlidir. Genellikle on çocuktan birinde başaramama korkusu vardır. Uzmanlar başaramama korkusunu, temel olarak belli bir ödevi, görevi iyi yapamama korkusu olarak tanımlıyor. Başarama korkusunun çocuğun yapısından kaynaklanacağı gibi, ailenin çocuğa yaptığı okul başarısı yönünde baskının da rolü olabileceğini söyleyen Uzman Eğitimci Yazar Mehmet Murat Döğüşgen, çocuğun neden başarısız olduğu ile ilgili önemli noktalara dikkat çekiyor.

 

Öğrenme Bir Çevrede Oluşur

 

Yeterli övgü almayan, başarısızlıkları hep ön plana çıkarılmış çocuklarda da başaramama korkusu gözlemlenir. Ayrıca mükemmelliyetçi bir anne ya da babaya sahip olan bir çocukta görülme olasılığı fazladır. Öğrenme bir çevrede oluşur: Çevre ise, bir öğrenci için, yalnız okul değildir. Öğrencinin kişiliğinin gelişiminde ve öğrenmesinde, aile ve çevresi okuldan daha yüksek bir güce sahiptir.

 

Aşırı Kaygılı Anne ve Baba Çocuğu Olumsuz Etkiler


Çocuğun kapasitesi, çalışma hevesi, anne babanın tutumu, okul ve arkadaş ortamı, öğretmenle iletişimi önemlidir. Bu yüzden de çocuğu ve notlarını bu şartlar altında değerlendirmek gerekir. Ayrıca aşırı kaygılı bir yapıya sahip anne babalar da çocuğun o ana has başarısızlığının bütün hayatı boyunca devam edeceği düşüncesiyle gereksiz kaygılara kapılabilir.

 

Ergenlik Dönemindeki Çocukların Dikkati Çabuk Dağılır


Özellikle ergenlik döneminde bulanan gençler de o dönemin yarattığı duygusal nedenlerle başarısız olabilmektedirler. Ergenlik döneminde bulunan bireyin, dikkati çabuk dağılır, duygusal gerginlik nedeniyle içine kapanır; ilgileri belirli noktalarda yoğunlaştığından düşünce alanı daralır  ve böylece okul başarısı düşer.

 


Evde çocuğun başarısızlığı ile alay edilmesi, başarılı kardeşin veya akran gruplarının sürekli olarak  kendisine örnek gösterilmesi gibi durumlar onu başarısız yaptığı gibi, içine kapanık ve bunalımlı insan durumuna getirir.


Anne Babaların Dikkat Etmesi Gereken Noktalar:


1. Okul başarısı için zihinsel olgunluk tek başına yeterli değildir. Duygusal olarak olgunlaşmamış çocuk, kendisine hedef koymada güçlük çeker veya okul ortamının gerektirdiği sosyal becerileri edinemediği için okulda bulunmaktan zevk almaz. Bu nedenle çocuk, okuldan kaçma davranışı gösterebilir.


2. Çocuğun kendisini nasıl algıladığı okul başarısı için çok önemlidir. Yeteneksiz veya yetersiz olduğunu düşünüyor olabilir. Belki de tam olarak kendisini değerlendiremediği için ne yapmak istediğine karar vermekte güçlük çekebilir. Böylece bir hedef koymada yetersiz kalır.


3. Kimi çocuk, öğrenmek için daha kontrollü bir ortama ihtiyaç duyar. Bu çocuğa neyin, nasıl yapılacağı basamak basamak anlatılmalıdır.


4. Ders çalışma alışkanlığı kazanamamış öğrenci başarısız olur.


5. Ebeveynin okula ve öğrenmeye karşı tutumu çok önemlidir. Bunlara olumsuz yaklaşan, eğitim hayatını gereksiz gören ebeveyn, çocuğa da negatif duygular aşılar.


6. Sürekli eleştirilen ve  olduğu gibi kabul edilmeyen bir çocuğun öz değeri düşük olur. Öz değeri düşük bir öğrenci kapasitesinin altında performans sergiler.

 
7. Çocuğun kapasitesinin üzerinde başarı beklentisi, doğal olarak çocukta kaygı oluşturur. Başarısız olmaktan o kadar korkar ki, sonunda başarısız olur.


8. Anne ve babanın düşük başarı beklentisi çocuğun motivasyonunu fazlasıyla düşürür.


9. Çocuk, herhangi bir nedenle anne veya babasına kızgın olabilir. Cezalandırmak için okulda başarısız olur.


10. Ailenin çocuğa yeterince ilgi ve sevgi göstermemesi başarıyı çok etkiler. Çocuk ilgi ve sevgiyi her zaman kalpten hissetmek ister. Bu, onun için vazgeçilmez bir duygudur. Ailenin çocuğuna yeterince ilgi ve sevgi göstermemesi, çok düşündürücü ve eleştiriye açık bir konudur.


11. Anne ve baba arasında sağlıklı bir ilişkinin olmaması, evde huzursuz bir ortamın olması, çocuğun zihnini sürekli meşgul eder. Duygusal gerilim içinde olduğundan, okul başarısı göstermesi oldukça zorlaşır.


12. Çocuğa sınırsız televizyon izleme, bilgisayar oynama hakkının tanınması, zamanını iyi değerlendirememesine neden olur.