Kitap Önerisi: "Denizkızı Olmak Çok Önemlidir"

 

 Bu yaz kendinizi keşfetmeye ne dersiniz?  

 

 Şu ana kadar birçok enerjisel çalışmaya katkıda bulunan Yazar Gözde Baytan, ilk kitabı "Denizkızı Olmak Çok Önemlidir" adlı eseri ile sizi kendi içinizdeki şifayı keşfetmeye davet ediyor.

  

Kitabın yazarı Gözde Baytan 11 yaşında ve iç dünyasını bir günlük aracılığıyla kendisi ile paylaşıyor ve “Denizkızı Olmak Çok Önemlidir” kitabının ilk kıvılcımları böyle başlıyor. Mısır’da Sahra Çölü’ne yaptığı bir ziyareti ile içindeki büyülü kapıyı aralayan yazar, kitabın başkahramanının ismini Sahra koyuyor.  Yazar Baytan, küçüklüğünden gelen güçlü hislerinin en büyük ilhamı olduğunu düşünüyor. 

  

İçsel Yolculuk ile Gelen Şifa

 

Yaş aldıkça yalnızlaşan dünyaya şifacı bir dokunuş; “Denizkızı Olmak Çok Önemlidir’’.

 

Kitabın başkahramanı Sahra bir “everyman’’ figürü, yani Sahra’nın dünyası aslında herkesin dünyasını simgeliyor.

 

Sahra'nın yaşadıkları ve hissettikleriyle bir zaman yolculuğunda kendi çocukluğunuzla buluşacak, kitabın sonuna geldiğinizde ise unuttuğunuz bir gerçekliğe yeniden kavuşmanın huzurunu yaşayacaksınız.

 

Morpa Yayınları’ndan çıkan kitabın kapak illüstrasyonu sanatçı Reysi Kamhi Mitrani, iç çizimleri ise Journey Art Making Sharing bünyesindeki 13 yaşındaki iki sanatçı Nancy Saranga ile Alida Kohen’e ait.

 

Gözde Baytan’ın kaleminden, eşsiz anlatımı ile sizi farklı dünyalara götürecek bir başucu kitabı...

 

“Tüm güneşler, tüm yıldızlar, tüm gezegenler, tüm galaksiler kucaklaştı. Aynı oldu. Ayrılık bitti, kavuşma oldu.” 

 

 

“Denizkızı Olmak Çok Önemlidir” yetişkinlerin hayat karmaşası içinde göz ardı ettikleri gerçekleri gün yüzüne çıkarıyor. Kitabın başkahramanı Sahra içimize ayna tutuyor.

 

İsmini Mısır'da bir çölden alan ”Sahra” herkesin düzene bir şekilde ayak uydurarak sıradanlaştığı ve sıkıştığı dünyada gücünü kurak görünen sonsuzluğu ve derinliğinden alıyor. Güzel, özel ve değerli olmak için vahaya ihtiyacımız yok diyor. Aslında çöl de olsak, orman da olsak, deniz de olsak her halimizle tamız, tamamız diyor. 

 

“Dünya onun oyun alanıydı, bu kocaman oyun parkını özgürce yaşamaya kararlıydı.”

 

Günümüz dünyasını bir çocuğun gözünden inceleyen kitap, kaotik bulduğumuz dünyanın temelinde aslında oldukça basit, naif ve sade bir gerçeklik yattığından bahsediyor. Tüm sorumluluklar, kırgınlıklar, hırslar bir yana dünya bir oyun alanı diyor. "Denizkızı Olmak Çok Önemlidir" okuyucuyu çıkardığı zaman yolcuğunda bir çocuğun büyülü dünyasında var olan fakat büyüdükçe unutulan saf ve sahici duygular ile buluşturuyor. Böylece okuyucular için içsel şifa süreci başlamış oluyor.

 

‘’Karanlığın gözleri beyaz, saçları maviydi. Her gece ışıklar söner, karanlık mahmur gözlerle derin uykusundan uyanır ve devir teslim töreni başarıyla tamamlanmış olurdu. Aydınlık, yorucu bir günün sonuna gelmenin verdiği rahatlıkla gözlerini yumar, kendisini uykuya bırakırdı.”

 

Sahra'nın hayal dünyası okuyucuyu başka bir boyuta götürürken, aslında ihtiyacımız olan gerçekliğin bir düş kadar naif ve güçlü bir yerde bizi beklediğini hatırlatıyor. 

 

 

 

 

 

 
 
loading...
loading...