Partnerinizin Kaprislerine Ne Kadar Katlanabiliyorsunuz?

 

 

 

Partrenizini Kaprislerinden Bıktınız mı? 

 

Bir ilişkinin doğru gidip gitmediğine dair birtakım işaretleri vardır. Biriyle birlikteyken bu işaretleri anlamak kimi zaman zor olabilir. Çoğu ilişkide birbirine katlanmak gereken durumlar vardır. Katlanmak; peki ama nereye kadar? Eğer bir ilişkide katlanılan kişi burnundan kıl aldırmıyorsa, katlanan kişi de artık yorulduğunu hissediyorsa dikkat diyor uzmanlar. Partnerine sürekli katlanmak zorunda kalan kişi bir süre sonra kendini değersiz, anlaşılmamış, kullanılmış, haksızlığa uğramış ve öfkeli hissedebiliyor. Bu duygular size tanıdık geliyorsa haberimizi okumaya devam edin.

 

 

Bir ilişkide sürekli kaprislere maruz kalmanın, uzun yılların ardından telafisi mümkün olmayan sorunlara neden olabileceğini söyleyen Uzman Psikolojik Danışman Nilgün Sarı, bakın konuya dair hangi önemli bilgileri bizlerle paylaştı.

 

Gönül Yorgunluğunun Telafisi Zordur!

 

Hayatınızdaki kişiyle hayal ettiğiniz bir birliktelik yaşayıp yaşamadığınıza bir bakın isterseniz.


Çoğu zaman acıya, ağrıya, yorgunluğa, şiddete, sonuçlara, hatalara, duygusal şiddete, zorluğa, çalışmaya, kaprislere, sıkıntılara ve suçlanmaya katlanmak durumunda kalırız. Her bir durumun üzerimizdeki yükü, süresi, yoğunluğu ve sonuçları farklıdır.  


Bazı katlanılan durumların sonunda iyi, güzel ve sevindirici sonuçlar elde ederiz. Örneğin başarıya ulaşmak için çalışma sürecine katlanmak durumunda kalırız ki; sonuçları itibariyle de başarı ile ödülllendirilmiş oluruz, hedefimize ulaşmanın keyfini yaşarız.  


Bazı katlanılan durumlar ve davranışlar da vardır ki; katlanan için oldukça yorucu ve yıpratıcı bir süreçtir. Eğer katlanma süresi de yıllara yayıldıysa gönül yorgunluğu da fazlasıyla hissedilecektir.

 

Katlanılacak Davranışlar, Katlanılamayacak Davranışlar...


Her ilişkide zaman zaman irili ufaklı katlanmak zorunda kalınılan durumlar yaşanır. Ancak katlanma duygu ve düşüncesinin yoğun olarak var olduğu ilişkilerde işlerin yolunda gitmediğini söyleyebiliriz.


Onaylanmayan, hoşa gitmeyen, sabredilen, fedakarlık edilen durumlar katlanan kişiyi fazlasıyla tüketirken öteki ne alemdedir acaba? Ya o da bir şeylere katlanıyordur ya da durumun farkında bile değildir ya da fark etmek işine gelmiyordur.


Çoğunlukla katlanmak zorunda kalınılan durumlar hatırlanır ve bilinir de şu pek düşünülmez:


Bana da katlananlar var mıdır? Katlanılacak davranışlarım var mıdır?


Katlanılan kişi ortaya çıkıp da; “haklısın sen bana uzun zamandır katlanıyorsun, anlayışın için teşekkür ederim, bundan sonra bu durumu değiştireceğim” demez. Oysa keşke deseydi, ne güzel olurdu ve ilişkileri nasıl da rahatlardı...


Bazı ilişkilerde bu gibi durumlar bir dengeye oturmuştur. Katlanılan kişi bazen durumun farkındadır ve farklı yollardan durumu telafi etmeye çalışır ve işler nispeten yolunda gider.


Ancak çift ilişkisinde katlanılan kişi burnundan kıl aldırmıyorsa, katlanan kişi de artık yorulduğunu hissediyorsa dikkat! Çünkü katlanan kişi bir süre sonra kendini değersiz, anlaşılmamış, kullanılmış, haksızlığa uğramış ve öfkeli hissedecektir.

 

Yol Yakınken Önleminizi Alın!


Kimileri için bu gibi yaşantıların uzun yılların ardından telafisi çok da mümkün olmayabilir. Yaşın ilerlemesi ile geriye dönük pişmanlıkların yoğunluğu ve bir türlü yatışmayan iç dünya yardıma ihtiyaç duyar.


Yol yakınken ne fazla katlanın ne de size birilerinin katlanmasına izin verin. Çünkü katlanıyor olmak kendinizi, ötekini ve ilişkinizi yıpratır. Bu gibi yaşantılarınıza duyarsız kalmayın, göz yummayın ve iyileştirici adımlar atın.