Mutlu Beraberliğin 8 Temel İlkesi

Yapılan bir araştırmada evli çiftlerin genelde mutlu bir bereberliğin reçetesini ya da temel kurallarını öğrenmek istedikleri ortaya çıkmış. Biz de sizler için araştırdık bulduk. İşte aile terapistlerin dikkat çektiği 8 önemli evlilik kuralı.

 
1. Mutluluk Baskıyla Yaratılamaz

 

Başarılı bir beraberlik kurmak istiyorsanız, mutluluğu kendinizden başka kimseden beklemeyin. Böyle olunca da, hiç kimse sizi yanıltıp hayal kırıklığına uğratamaz.

 

Kişilerin burada yaptıkları en büyük yanlış, kendileri dışındaki herkes (eşleri, çocukları ve çevreleri) için sorumluluk duymalarından kaynaklanır. Oysa hiç kimse, bir diğerinin dıştan gelen bir baskıyla gerçekten mutlu edemez. Herkes kendi mutluluğu için çaba göstermek zorundadır. Çünkü mutluluk, kişinin içinde oluşan bir duygu ve bir süreçtir. İyi bir eş, ancak mutluluğa fırsat tanıyacak ortamı oluşturabilir, bir diğeri adına mutluluğu “satın alamaz.”

 

2. İyi Yanlarınız Kadar Kötü Yanlarınızla da Yaşayacağınızı Hatırlayın

 

Eşinizle şu konuda anlaşın: Herkes, karşısındaki kişinin iyi yönleriyle olduğu kadar, kusurları ile de birlikte yaşayacaktır. Her ne kadar eşler bu yanlarını birbirlerinden saklamaya çalışsalar da, sonuçta, birlikte sürdürülen bir hayat, karşılıklı katlanma ve anlayışı da içermek zorundadır.


3. En Başında "Acil Durum Programı" Hazırlayın

 

İlişkinizin daha en başında, eşinizle beraber bir “acil durum programı” oluşturun. Evliliğin artık yürüyemeyeceğini anladığınız zaman da, bu programı uygulamaya koyun. Eğer daha önceden bir ayrılık durumunda evin, paraların ve çocukların durumu ayrıntılı olarak ve yazılı bir biçimde kayda geçirilmiş olursa, böyle bir ayrılma anındaki birçok tatsız olayın önüne geçilmiş olunur.


4. Kendinizi Yalnızca Aşka Kaptırırsanız Sonuç Hüsran Olabilir

 

Aşkın hiçbir engel tanımayan gücü üzerine hayaller kurmayın. En tehlikeli inanışlardan bir tanesi de: “Biz birbirimizi seviyoruz, bu, bizin başımıza gelmez.” yaklaşımıdır. Ama acı gerçek şudur ki, kendimizi aşka ne kadar verirsek, yaşayacağımız hayal kırıklığı da o denli güçlü olur.


5. Tartışmalarınızı Yatak Odanıza Taşımayın

 

Oturma odasındaki hayatınızı tıpkı bir firmadaki gibi düzenleyin. Böylece yatak odasında, duygularınıza serbest kalma imkanını vermiş olursunuz.


Sorunları hasıraltı etmeye, evlilik kadar müsait olan başka hiçbir kurum yoktur. Birçok kişi evlilik hayatı içindeki sorunları aklını kullanarak çözmek yerine, duygusal senaryolara yönelirler.

 


Çoğu evlilikte sorunlar, tartışmalar ve değerlendirmeler oturma odası veya salonda halledileceği yerde, yatak odasına taşınır. Oysa bunları profesyonel bir firma anlayışı ile “iş saati içinde” yani, yatak odası dışında halletmek, duygu akışının en yoğun olması gereken yerde, yani yatakta, sinirlerin gergin olmamasını sağlar.


6. Eşinize Mektup Yazın

 

Tartışmaktan çekinmeyin ama hiçbir zaman da kapıyı eşinizin yüzüne kapatıp odayı terk etmeyin.


Tartışmayı ve hatta kavgayı, sorunların halledilmesi yöntemlerinden biri olarak değerlendirin. Bir diğer yöntem, eşinize bu sorunla ilgili olarak bir mektup yazmaktır. Bu mektubu daha sonra yırtmanız ya da ona vermeniz çok da önemli değildir. Burada en mühim olan, sizin sıkıntınızı kağıda aktararak ondan kurtulmanızdır.


Bir münakaşanın kurallara uygun ve sakin seyretmesi ile havada terliklerin uçuşması arasında pek bir fark yoktur. Değişen yalnızca, o andaki ateşliliğinizin derecesidir.

 

Kavgada içinizdeki her şeyi dökmelisiniz. Ama bunun kırıcılığa yol açamaması için, eşlerin daha önceden, kavgadan sonra birbirlerine kızmayacakları ve her şeyin kavga sırasında kalacağı konusunda aralarında anlaşmış olmaları gerekir.


7. Evliliğinizi Savaşa Dönüştürmeyin

 

Evlilik yaşantısını , bazen bir tarafın, bazen de diğer tarafın birbirine üstün geleceği bir oyun olarak görün. Oyunun savaştan farkı, yenilene, hep yeniden bir şans daha tanınması imkanının varlığı ile ortaya çıkar. Ama evliliği bir savaş alanına çevirecek olursanız, rakibinizi yenerek, onun işini tek seferde bitirmek amacını taşıyorsunuz demektir ve bu da, her türlü iletişimin kökten bitmesi anlamına gelir.

 


8. Sınırlarınızı Önceden Belirleyin

 

Eşlerin kendilerine tanıyacakları serbestlik alanı ile birlikteliklerin kesiştiği yerleri, önceden kesin olarak belirlemek, faydalı olur. Sınır taşmaları konusunu tartışıp görüşmekten de hiç kaçınmayın. İçe atılan her sorun, bir birikim yapar ve ilişkiyi daha çok zedeler. Böyle davranmak, evlilik hayatının baş düşmanlarından biri olan kıskançlık konusunu da devre dışı bırakmaya yarar.


Bu sekiz kuralı uygulayıp uygulamamak sizin elinizde, tıpkı mutluluğunuz gibi. Ara sırada da olsa bu kuralları hatırlamanız, üzerinde düşünmeniz, size aslında mutlu bir beraberliğin hiç de zor olmadığını gösterecektir.