Karı-Koca Olmak mı, Anne Baba Olmak mı Daha Zor?

Kişisel Gelişim Uzmanı Aşkım Kapışmak “Hangi Anne, Hangi Babasınız” adlı kitabında evliliği ve ilişkileri kültürün şekillendirdiğini söylüyor. İşte ünlü uzmanın evliliğinizi değerlendirmenizi sağlayacak o açıklamaları.

 

Batının eşitlikçi düşüncesine göre kadın ya da erkek evleneceği kişiyi baskı altında kalmadan kendi belirler. Aşk evliliklerinin yoğun görüldüğü ilişkilerdir. Fakat beraberinde sorunları da getirir. Aşk ilişkilerinde en önemli olan şeylerin başında gençliğin, güzelliğin haz dolu yaşamın vazgeçilmez unsur olmasıdır. Aslına bakılırsa kadının güzelliği sömürülüyor haldedir.

 

Haz Odaklı İlişkiler

 

Reklamlar, diziler, filmler, eğlence dünyası, sigara, alkol, uyuşturucu ilişkiyi belirleyen faktörler olduğundan ilişki ve evlilik anlayışında sadece aşk dolu bir yaşam beklentisi var olur.


Bakmak ve görmek aynı şey değildir. Bakmak seyretmek, görmek ise anlamaktır. Reklam sektörü kadının güzellik malzemelerini erkelere de dayattı.

 

Deodorantlar, parfümler, kremler, kıyafetler artık erkeklerin de vazgeçilmez parçaları oldu. Bir gömlek reklamında gömleği giyen erkek, beğenen kadın, parfümü sıkan erkek, koklayan kadın, arabayı alan erkek gezdirilen kadın oldu.

 

Bu olumsuz etkenlerin ilişkilerin haz odaklı olmasında büyük payı vardır.

 

Doğudaki ilişkiler ve evlilik yaşantıları batıdan farklıdır. Doğu toplumlarında evliliğe bir ömür boyu yaşanması gereken, sülâler arası birliktelik olarak bakılır. Bu sebeple gençlerin kararlarını tek başlarına alamayacağına inanılır. Bu çerçevede yaşayan gençler kararları büyüklerine bırakır ve görücü usulü ortaya çıkar.


Şimdi aklınıza bu sağlıklı mı peki? diye bir soru gelebilir. Erkek annesiyle bir doğar. Dişiliği bilinç dışına atar en doğru kararı da annenin vereceğine inanılır bu toplumlarda.


Çünkü anne, oğlunu mutlu edecek kadını bilir. Oğlunu en iyi tanıyan odur. Gençler kararları büyüklere bırakırlar. Yapılan bir araştırma doğu evliliklerinin batı evliliklerinden daha uzun süreli olduğunu gösteriyor. Nedeninin ne olabileceğini size bırakıyorum.

 


Bu soruları eşinizle beraber değil, yalnız cevaplayın. Daha sonra birbirinizle kıyaslayın.


1. Eşinizi ilk tanıdığınız zaman karakteri nasıldı?


2. Eşinizle ilk tanıştığınız zaman sizin karakteriniz nasıldı?


3. Ne kadar süre flört ettiniz?


4. Flört döneminde birbirinize karşı davranışlarınız ve birbirinize olan sabrınız nasıldı?


5. Evlenmeyi en çok isteyen kimdi?


6. Evlenebilmek için maddi-manevi ne kadar bedeller ödediniz?


7. Evlendikten sonra eşiniz ne zaman değişmeye başladı, değişimleri düşünün?


8. Evlendikten sonra, siz ne zaman değişmeye başladınız, değişimlerinizi düşünün?


9. Eğer çocuk sahibi iseniz, çocuktan sonra kim, ne kadar değişti?


10. Anne baba olabilmek için nelere ihtiyaç duydunuz?


11. Birbirinizin ihtiyaçlarını karşıladınız mı?


12. Şimdiki evliliğinizle, ilk dönemlerdeki evliliğiniz arasındaki farklar nelerdir?


13. Karı-koca olmak mı, anne baba olmak mı daha zor?


14. Size hayatta imkânsız diye bir şey yok desem ne düşünürsünüz?

 

Vazgeçemediğiniz üç şeyi düşünün, önem sırasına göre dizilim yapın.


Örneğin; 1. Eşim 2. Hayallerim 3. Para gibi…


Bir anlığına teker teker zihninizde onların artık olmadığını düşünün, neler hissediyorsunuz?


Bugün sahip olduğunuz her şey (ev, araba, çocuk, eş, para, elbise vb.) dün yoktu, bugün var, yarın da olmayacaklar…


Oralarda çok uzun süre kalmayın. Bu sizi mutsuz edecektir.


İstediğiniz dönüşümü yaratabilmek için ailenizin bir hedefi olmalı.


İlk önce nasıl bir aile olmak istediğinizle ilgili hedefinizi belirleyin.


Bu hedefte çocuklarınız dahil herkesin onayını alın.


Şimdiki aile yapınızı değerlendirin sonra hedefteki aile yapınızı düşünün.


Nelere ihtiyacınız olacak? Çıkarımlarınızı yapın.


Daha sonra bunları konuşup teker teker yazın. Herkesin görebileceği bir yerde bulundurun.


Beyninizde yazarak çıkarmadığınız şeyler, üstüne çok düşündüğünüz şeyler olmayacak.


Hiçbir ilişkinin esiri olmamanız dileğiyle.