Kadınlar Neden Sevilmedikleri Duygusuna Kapılır?

Kadınlar sık sık sevilmediklerinden şikâyet ederken, eşleri neden söz ettiklerini ya da nasıl bir değişiklik yapmaları gerektiğini bilemezler. Erkekler tipik bir yaklaşımla, “Sevilmediğini nasıl düşünebilir?

 

Onun için yaptıklarıma bir baksanıza!” derler ve ailesini geçindirmek için düzenli maaş getiren bir işte çalışmak, kendi adına çalışıyorsa işini genişletme, eşini sinemaya götürmek vb. gibi yaptıklarını sıralarlar. Eşlerinin niçin sevilmedikleri duygusuna kapıldığını gerçekten anlamazlar

 

Bir ilişkide bir sorunun ciddileşmekte olduğunu bir erkeğin fark edebileceği bazı uyarılar vardır:

 

 Kendinizi işinize öylesine verdiniz ki, eve gelirken eşinin almanızı söylediklerini söz verdiğiniz halde sık sık unutmaya başladınız.


 Eşinize eviniz bazı onarımlar yapacağınıza söz verdiğiniz ama sonra kendi projelerinize dalıp tümüyle unuttunuz.


 Eşinizin duygularını anlamıyorsunuz ve ona duygularının olması gerektiği söylediğinizi fark ediyorsunuz.


 Eşinizin niçin önemsiz konulara üzülüp sinirlendiğini merak ediyorsunuz.


 İşinizle ilgili bir soruna daldığınız ya da televizyon programı ilginizi çektiği için eşinizin veya çocuklarınızın söylediklerini duymadığınızı fark ediyorsunuz.


 Eşiniz konuşurken sabırsızlanıyor ya da duymazdan geliyorsunuz.

 

 Cinsel ilişki sırasında artık eşinizi sizde ihtiras uyandıracak kadar çekici bulmuyorsunuz.


Dünya üzerinde bu belirtileri fark etmemiş olan bir erkek herhalde bulunmaz.


Erkekler genellikle kadınları bir kez mutlu ettikten sonra bu durumun hiç değişmeyeceğini varsayarlar. Bir kez sevgilerini kanıtlayınca, kadının sonsuza dek bunu anımsamasını bekleyip bir daha yinelemek zorunda kalmak istemezler. Erkeklerin görüş açısından bakıldığında bu yaklaşım son derece mantıklıdır.


Ne var ki, kadınlar bu tutumu kolayca kabullenemezler. Bu yaklaşım kendi içi gerçekleriyle tutarsız gibi görünür.


Kadın ne zaman mutlu olur?


 Bir kadın özel, değerli, anlaşılabilir ve sevgiye layık biri olduğunun sık sık yinelenmesinden mutlu olur.


 Erkeklerin de güvence verilmesine gereksinimleri vardır; ama bu duyguyu işleriyle tatmin ederler. Kadınlar ise kurdukları ilişkiden güvence almak isterler.


 Bir kadının sevildiğinden emin olabilmesi için her gün çeşitli sözlü güvenceler duymaya gereksinimi vardır. Sevgiyi anlatmanın temelde bir tek yolu vardır ve “seni seviyorum, seni seviyorum, seni seviyorum…” sözlerinin defalarca yinelenmesine sakınca yoktur. Erkekler unutmayın, “Seni Seviyorum” demenin hiçbir zaman modası geçmez.


 Kadınlar “seni anlıyorum” sözünü duymaktan hoşlanırlar. Tabi bunu söylemek için erkeğin gerçekten kadını anlamı gerekir.


 Kadınlar sevgiyi belirten sembollere gereksinimi vardır. Örneğin çiçek verilmesi gibi. Ne var ki erkekler bir süre sonra kadınların çiçeklerden bıkacağını varsayarak onlara çiçek armağan etmekten vazgeçerler.

 

 Küçük ya da büyük tüm armağanların son derece önemli, romantik bir işlevi vardır. Kadının kendini özel biri gibi görmesini sağlarlar. Armağan vermek de kadının güvence gereksinimine saygı göstermesinin bir yoludur.

 

 Eğer bir erkek sürdürdüğü ilişki çerçevesinde düş kırıklığı, üzüntü ve endişe gibi duygularını ayırt edebiliyorsa, eşine önemli biri olduğunu onu takdir ettiğini ve gereksinim duyduğunu aktarmayı başaracaktır. Bir kadına sevildiğini hissettirmenin sırrı işte burada yatmaktadır: Bir kadının gereksindiği duygusal destek kabul ve arzu edilir, değerli görülürse, kadının kendine verdiği değer de artar.

 

 Erkekler unutmayın; amacı yalnızca “Seni Seviyorum” demek olan kısacık, hiç beklenmeyen telefonlar da ilişkinizde güzel bir etki yaratır.