Evlilikte Romantizm mi Yoksa Ortak Payda mı Önemli?

Toplumumuzda çok geniş bir kitle, evlilik masallarının birçoğuna ihtiyaç duyuyor ki her geçen gün evliler kervanı büyüyor... Peki ama evlilik için romantizm mi ortak payda mı daha önemli? Aşk sarhoşluğunun yarattığı romantizimden sonra evlilik hayatı, çiftleri nasıl etkiliyor? Eşler bir müddet sonra neden birbirlerinden bıkar?  Evliliklerin uzun ömürlü olması için eşlerin nelere dikkat etmesi gerekiyor? Bakın ilişki uzmanları bu soruları nasıl yanıtlıyor... 

 

Romantizm ve Aşık Olmak Öğrenilen Bir Şeydir 


İnsanların aşık olmayı öğrenmesi gerekir. İçgüdüsel veya kendiliğinden oluşan bir süreç değildir bu. Romantizm eğitimimiz ebeveynler, oyun arkadaşları, kitaplar, dergiler, sinemalar, televizyon, popüler şarkılar gibi birçok kaynaktan gelir. Medya görüntüleri, başarılı bir evliliğin göstergesi olarak aşk sarhoşluğunu vurgular. Aşk bağı idealleşir ve eşler birbirlerine “taparlar.”

 

İlk Görüşte Aşk Mümkün mü?

 

Bu efsanevi romantik geleneğin bir dizi müttefiki vardır. “İlk görüşte aşk” en önde gelen romantik temalardan biridir. Aşkın anlamını anlayan herkes, bu karmaşık duygunun gelişebilmesi için zaman gerektiğini fark eder. İlk görüşte birine delicesine tutulmak ve fiziksel çekim hissetmek elbette mümkün. Fakat sevgi, diğerinin sevilecek niteliklerinin keşfinden ve karşılıklı doyuma ve zenginliğe ulaştıran paylaşılan birliktelikten  sonra gelir.

 

 

 

Romantik Aşk Rüyasından Uyandığınızda Sizi Neyin Karşıladığını Biliyor musunuz?

 

Delicesine aşık olmak çok sık duyulan bir başka cümledir. Popüler şarkılar, “itiraf” dergileri ve birçok film romantik aşk rüyasının elde edilebileceği ve elde tutulabileceği hayalini destekler ve buna yardım eder.

 

Romantik Aşk Tutludur Fakat Kısa Sürer

 

Problem, tek amacı sevmek ve sevilmek olan insanların, hayatlarının başka yönlerdeki gelişmelerini göz ardı etmeye eğilimli olmalıdır. Kişiler aralarındaki doğal çekiciliği ve sevilebilirlikleri artıracak birçok beceri ve zenginliklerine aldırmayabilirler. İnsanlar, aralarındaki ortak ilgi ve değerleri geliştirmedikçe birbirlerinin eşliğinden bıkma eğilimdedir. Romantik aşk tutkulu ve ateşlidir; fakat bu nedenle kısa zamanda söner.

 

Hayallerinizdeki Kahramanın Aslında “O” Olmadığını Anladığınızda

 

Karı koca sevgisi güven ve rahatlık veren, ağır yanan, yürek ısıtan bir ateştir. Evliliğin ilk ayları ve yıllarında, çiftler kaçınılmaz olarak eşlerinin hayallerindeki kahramanın özelliklerini taşımadığın keşfederler. Birçoğu bu gerçeğe alışır ama aşırı romantikler bunu başaramazlar.

 


Erkek ve Kadın Evlilikte Nasıl Bir Eş İster?

 

İdealist erkek çaresizce, ona bir sevgilinin coşku dolu cinsel zevklerini yanı sıra, ideal annenin şefkat, güven ve özenini sunabilecek bir eş arar.

 

Romantik kadın kocasının aynı anda ideal baba, koca, bakıcı, arkadaş ve sevgili olmasını ister. Klinik bir akış açısıyla bakıldığında, bu algılamalar kesinlikle anormaldir. Gerçekten de romantik aşk dili ilişkinin psikotik yapısını ortaya koyar.

 

Kadın adam için “deli” olir. Adam kadın için “çıldırır”. Bu yiyip bitirici tutkunu sancıları içinde, aksi hallerde sorumluluk ve mantık sahibi olan bu insanların ailelerine, arkadaşlarına ve topluma karşı tüm sorumluluklarını kayıtsızca bir kenara atabildikleri bilinir.

 

Evliliklerin sürmesini sağlayan sevgi, romanlardaki, filmlerdeki aşktan çok daha hassas, çok daha derin ve ödüllendiricidir.

 

Çİftler Evlilikte En Çok Neye İhtiyaç Duyar?

 

Karı koca arasındaki sevgi ve şefkat bazı karşılıklı kilit niteliklere sahip olunmadan var olamaz:

 

• İncelik
• Düşüncelik     ̸   İletişim
• Birbirinin alışkanlıklarına uyum sağlama
• Birçok aktiviteye ortak katılım
• Önemli değer ve konularda görüş birliği
• Zorlamadan çok karşılıklık
• Karşılıklı saygı

 

 

İmkansız Hayallerin Peşinden Gitmeyin

 

Evli çiftler giyinme, yemek, çalışma, uyuma vb. eş zamanlı programlama gerektiren günlük rutinlere ve çitftlerden her birinin kendine göre şartlanmış olduğu sayısız faaliyete uyum sağlamak zorundadır. Amaç, romantizm idealinin imkansız hayalleri ve yanlış umutları olmaksızın, davranış, alışkanlık ve deneyimler açısından birbirini bütünüyle kabullenmeyle sonuçlanacak “ortak bir payda” yaratmaktır.

 
 
loading...
loading...