Evliliklerde Fedakârlığın da Bir Sınırı Olmalı!

Geleneksel yapımızda, kadın eşine adeta bir taht kurar ve erkeğin her istediğini yapar. Evlilik verici olmak, eşler arası iletişim için hayati bir öneme sahiptir ancak bu uygun yerde, uygun zamanda, uygun kişiye yapıldığı takdirde faydalı bir davranıştır.

 

Prof. Dr. Nevzat Tarhan "Evlilik Psikolojisi" adlı kitabında, “Eşler, özellikle de kadınlar, kendi kişiliklerini yok sayarak,  karşı taraftan övgü ve takdir beklentisi içine girerek fedakârlık yapmamalıdır” uyarısında bulunuyor.

 

Fedakârlık Yapması İçin Eşinize Zemin Hazırlayın


Fedakârlığın sınırı, fedakârlık yapılan tarafın kişiliğine göre ayarlanmalıdır. Karşımızdaki kişi nankör değilse, ona yapılacak fedakârlıkta sınır koymaya gerek yoktur. O kişiye verilenler amacına ulaşır. Eğer verilenler amacına ulaşırsa, zaten fedakârlığı yapan kazançlıdır. Bir kişi nankörse, küstahsa, hep kendi çıkarlarını düşünüyorsa, böyle bir kişiye yapılan fedakârlıkta mecburiyetin dışına çıkmamalıdır.

 

Fedekârlık Yapan Kişiyi Saf Görmeye Başlarlar


Çünkü bu kişiler hep kendilerine hayranlık uyandırmak ve almak isterler. Fedakârlık gördükleri zaman, bunu yapan kişiyi küçük ve saf gibi görmeye başlarlar. Böyle kişilere karşı fedakârlığa sınır koymazsak, o kişinin egosunu iyice şişirir ve kendini daha çok beğenmesine neden oluruz.  Gerek eşler arası iletişimde gerek aile içindeki tüm ilişkilerde fedakârlığın sınırlarına dikkat etmek gerekir.


Nankörlükle Karşılaştığınızda Karşı Tarafta “Neler Oluyor?” Duygusu Yaratın


Eşlerden biri, fedakârlık yaptığı zaman diğeri bunu anlamıyorsa: “Ben fedakârlıklar yapıyorum ama bunların değeri bilinmiyor” demek yerine, yapılan fedakârlıklar gözden geçirilmelidir. Bir kadın, eşinin her istediğini yapıyor ama buna rağmen ondan sürekli nankörlük görüyorsa, yaptıklarını eşinin başına kakmak yerine, o fedakârlıkları yapmamayı tercih etmelidir. Böyle davranması karşı tarafı “Neler oluyor?” diye düşünmeye itecektir.


“Benim İçin Hiç Fedakârlık Yapmıyorsun!”


Fedakârlığa duyarsız kalan eşe karşı verici olmanın dozunu ayarlarken onun fedakârlık yapmasına zemin hazırlamak da gerekir. Bazı kadınlar, eşi fedakârlık yapacağı zaman sert çıkışlarda bulunarak surat asarak onun fedakârlık yapmasına engel olurlar. Bunun yerine fedakârlığa zemin hazırlamak, en azından geriye çekilip beklemek gerekir. Ancak istek üzerine fedakârlık yapmak, özellikle erkekleri rahatsız eder.

 

Kadın eşine: “Benim için hiç fedakârlık yapmıyorsun” dediği zaman, erkek savunmaya geçer. Fedakârlık bekleyen kişi, acı çektiğini, üzüldüğünü, incindiğini, kısacası ne hissettiğini karşı tarafa ben diliyle anlatabilirse, eşinde fedakârlık duygusu uyanır.


Evin Küçük Hükümdarı Çocuklar...


Geleneksel aile yapımızda, kadın, eşi için yaptığı yanlış fedakârlıkları çocukları için de yapar. Özellikle çocuk erkekse onu evin küçük hükümdarı haline getirir, bir dediğini iki etmez. Oysa fedakârlık yapan kişi, karşı taraftaki çocuk olsa dahi, fedakârlığın dozuna dikkat etmeli ve karşısındakinin duygularına ve psikolojik ihtiyaçlarına göre hareket etmelidir.

 

Fedakârlığın Sınırlarını Çizin!


Sosyal hayata ve eşler arası iletişimde fedakârlık için, şu dört nokta her zaman dikkate alınmalıdır:


• Karşı taraf, fedakârlığın değerini bilmeli, yani nankör ve benmerkezci olmamalı.


• Yapılan fedakârlıkların dozu, kişiliğe zarar vermeyecek ve fedakârlık yapanı karşı tarafın gözünde küçük düşürmeyecek ölçüde olmalı. Aksi halde fedakârene davranan kişi, karşı tarafa esir olur.


• Verici olmanın önemi anlaşılmıyorsa fedakârlıklara bir süre ara verilmeli. Böyle davranmak, karşı tarafı düşünmeye itecektir.


• Fedakârlık yaparken karşı tarafın psikolojik ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı. Böylece özellikle çocuklara karşı aşırı fedakâr bir tutum içine girip uzun vadede, bilmeden de olsa, onlara zarar verilmemiş olur.

 
 
loading...
loading...