Eşler Daha Çok Ne Zaman Aldatır?

Sadakatsizlik, iki insan arasındaki ilişkinin en önemli gündem maddelerinden biridir. Asırlardır gündeme gelir ve acıtır. Başınızdan geçmemiş olsa bile, en yakınlarınızda mutlaka bir veya iki sadakatsizlik olayına tanık olmuşsunuzdur.


Ayşe Bilge Dicleli “Pencereni Aç” adlı kitabında bakın bu konuyu nasıl ele almış. 

Peki, eşler neden aldatma ihtiyacı duyar?


İlişkide yeteri kadar duygu paylaşımı olmaması; ilgi azlığı; eşe güven duyulmaması ve orta bir gelecek görülmemesi yüzünden gözler ve eller dışarı yönelir.


Görücü usulü evlilik yapıldıysa ya erken yaşta evlenildiyse, “Yaşanmamışları arama” gündeme gelebilir.


Cinsel yaşamın monoton, sıkıcı ve zorunlu bir hal alması kadında, daha çık erkekte yenilik ve heyecan arayışlarına yol açar. Tatmin başkasının kucağında aranır.


Ve tabi intikam. Aldatılan eş, kimi zaman intikam almak amacıyla dışarı yönelir.


Bir de sosyal açıdan gelişmemişlerin sürekli aldatma sendromu vardır. Bunlar yaşamın her döneminde zevk peşinde koşan, olgunlaşmamış, hiçbir zaman hiçbir şeyle mutlu olamayan insanlardır.


Kendisine sadakatsizlik yapılan kişi ne durumdadır?

  • Kimliğini kaybetme duygusu. “Artık ben o kişi değilim.”
  • Özel olduğuna inancını yitirme. “Beni kullandı, attı.”
  • İlişkiye devam ettirmek için elinden geleni yapma, bırakıp gidemeyişi utanç verici bulma.
  • Başka insanlarla ilişkileri koparma. Sormazlarsa, “Benimle ilgilenmiyorlar.” Sorarlarsa, “Beni değersiz kabul ediyorlar” düşüncesine kapılma.
  • Suçluluk duygusu: “Onu ihmal ettim, böyle oldu.”
  • Utanç, düş kırıklığı ve öfke içindeki kişilerin hayata küstüğü, derin bunalımlar yaşadığı ve aldatan eşlerine de dünyayı zehir ettikleri sık görülen duyumlardandır.

Eşler En Çok Ne Zaman Aldatıyor?


• Yeni bir bebek doğduğunda.
• Küçük çocuklar büyütülürken.
• Orta yaş krizi dönemlerinde.
• En son çocuk da evden gittikten sonra.
• Emeklilik yaklaştığında.

 

Baştan Çıkmamak İçin Ne Yapmak Gerekir?


Bu işlerin reçetesi olmadığı kesin. Ama eşler daha baştan birlikte ortak değerler oluştururlarsa, oluşan sorunları, açık yüreklilikle birbirleriyle paylaşır ve birlikte çözüm bulurlarsa, her şey daha kolay ilerler. Eşiniz zihin okuyucusu değildir.


Bu nedenle, zamanla ortaya çıkan duygu ve düşüncelerinizi onunla paylaşmalısınız. Aynı zamanda size duygu ve düşüncelerini aktaran eşinizi can kulağıyla dinlemelisiniz.
İşyerinizdeki o adamı bir türlü unutamıyor musunuz? O zaman kendinize birtakım zor sorular yöneltmek zorundasınız: “Bu kişiye beni çeken ne? Kendimi daha genç, güzel, alımlı, seksi hissedememe  yol açan onun gençliği ve yetenekleri mi? Yoksa evde olup bitenler, çantada keklik olarak görülmem ve ilgi ihtiyacımın bir türlü karşılanmaması mı?


Ya da apartmana yeni taşınmış Sevda kendinizi Tarzan gibi hissetmenize yol açıyor. Veya terfi etmeniz, gün içinde karınızdan daha uzun süre gördüğünüz sekreteriniz, yurtdışına iş gezisi olanakları gibi değişimler daha önce aklınıza bile getirmediğiniz tutkularla dengenizi bozuyor. Çocukların gürültüsü, eşinizin bitkin görüntüsünü ve aile büyüklerinin sitemlerini bürodaki Kezban unutturuyorsa, kulaklarınla bacaklarınız arasında olup bitenlerin nedenlerini düşünme ve ortadan kaldırma zamanı gelmiş demektir.


Aslında bir başkasından hoşlanmak, kendi başına kötü bir şey değildir. Ama bu eğer sadakatsizliğe yol açacak duruma geliyorsa, bunun nedeni çoğu durumda evdedir. Bir zamanlar eşinizle aranızda olan tutku ve kıvılcım delik bir havuzdan sızan su gibi akıp gitmiş, bir başka yerde toplanmaya aday hale gelmiştir.


Bu işlerin reçetesi yok. Fakat eşlerin aralarındaki tutku ve sevgiyi canlı tutmak için çaba göstermesi birlikteliği besler. Bu arada cinsel yaşamla ilgili sorunların paylaşılması, birlikte yeni faaliyetler ve boş zaman uğraşları deneme, sohbet, şefkat, sevişme için zaman oluşturmaya özen gösterilmelidir.


Bu amaçla mutlaka yardımcılar tutmak da gerekmez. Aile büyüklerinden veya arkadaşlardan, komşulardan çocuk bakımı yardımı pekala alınabilir.


Tutkuyu alevlendirecek ortamlar hazırlamak, ilgi, sevgi sözcüklerini sakınmamak. Eşinizin sözlerini, beden dilini ve ihtiyaçlarını dikkatle dinlemek.


Denemeye değer!