Hayata İlerici Bakış Önemlidir

 

 

Mutlu ve dolu bir yaşam için hayata ilerici bakış, iyimserlik önemlidir...

 

 

Çocuğunuza davranışlarının sonucuna katlanmayı (ders çalışmazsa kötü not alır),  küçükken öğretemezsiniz; 10, 15 ya da 35 yaşına geldiğinde ona, sık sık, “sorumsuz” diye haykırmak zorunda kalabiliriz. Peki öyleyse ne yapmalı? 

 

Hayata İlerici Bakış Önemlidir

 

“Bu da ne anlama geliyor?” diyebilirsiniz. Hayır, burada siyasi tutumlar, züppelik ya da kendini bilmezlik kastedilmiyor. Hayata ilerici bakış moda olan her şeyi benimsemek veya kültürel özelliklerimizi küçüksemek anlamına da gelmiyor. Tam tersine, hayata ilerici bakış çok anlamlı birtakım özelliklere sahip olmak demektir. 

 

Hayata İlerici Bakış Neleri İçerir?

 

• İyimserlik

• Bütünleştirici düşünme

• Risklere hazır olma

• Sorumluluk duygusu

• Dayanışma ve hoşgörü

• Alçakgönüllülük

 

Esas Olan Mutlu ve Dolu Bir Yaşam İnşa Etmektir 

 

İyimser olmayan insan, hiçbir şeyi değiştiremez. Hayatı olduğu gibi kabul edip onu iyileştirmeye koyulamaz. İyimser insan ise, cesaretle inisiyatifi ele alır. Mutlu ve dolu bir yaşam inşa eder. 

 

Sürekli Dur, Otur, Yapma Demeyin 

 

Sürekli olarak “dur, otur, yapma” demeyi adet haline getirmiş anne babalar vardır. Örneğin, salıncağa binmek, kaydıraktan kaymak için gidilen çocuk parklarında dört bir yandan, “Buraya gel, sakın oraya çıkma” haykırışlarına tanık olmuyor musunuz? Bunun yerine pekala, “Ne kadar cesursun, aferin sana kaydırağa çıkmak istiyorsun. Dene bakalım tırmanmayı, kayarken elini bırakmayı unutma, yardıma ihtiyacın olduğunda ben buradayım.” diyebiliriz. 

 

Yenilgilerden Sonra Yeniden Deneme Hissi Yaratmak Önemlidir 

 

Çocuğun risk alma girişimlerini engellersek, gelecekte de her şeyi anne babasından, karısı\kocasından, devletten\kurumlardan bekleyen bir kişi haline gelmesi kaçınılmaz olur. Onu ancak cesaretlendirerek, ama tehlikeler karşısında eğiterek yeni şeyler denemeye esinlenebiliriz.

 

 

 

Çocuğunuza Her Koşulda Güçlü Olmayı Öğretin

 

Çünkü ona önceden bilinemez olayları soğukkanlılıkla karşılamayı, kişisel yenilgilerden sonra yeni denemeler yapmayı, yeni iş alanları için yeni bilgiler edinmeyi, hayatın karşısına çıkardığı fırsatları değerlendirmeyi ancak bu şekilde öğretebiliriz. 

 

Risk Almasına İzin Verin 

 

“Ay, çok küçük, anlamaz” demeyin: 18 aylık çocuğunuz mama sandalyesinden inadına yere bir şeyler atıyorsa, bu davranışına göz ummayın. Sandalyesinden kalktıksan sonra tatlı ve kararlı bir sesle, yere attığı şeyi kaldırıp size vermesini isteyin. Çünkü hayatta bazı yükümlülükleri olduğunu ve atacağı bazı adımların sonuçlarına katlanması gerektiğini çocuk ancak zamanla öğrenebilir.

 

"Çocuğum Çok Sorumsuz!" Diye Haykırmak İstemiyorsanız...

 

Davranışların sonucuna katlanmayı (ders çalışmazsa kötü not alır),  küçücükten öğretemezsiniz; 10, 15 ya da 35 yaşına geldiğinde ona, sık sık, “sorumsuz” diye haykırmak zorunda kalabiliriz. 

 

Sizin Emrinizle Değil, Kendiliğinden Bunu Öğrenmelidir

 

Kısacası, sorumluluk yaşamın ilk yıllarından itibaren kazanılan ve küçük adımlarla geliştiren bir beceridir. Çocuk üzerine düşen yükümlülükleri siz emrettiğiniz için değil, kendiliğinden yerine getirmeyi öğrenmelidir.