Çocuk Ne Anlatır, Ebeveyn Ne Anlar?

 

Kişisel Gelişim Uzmanı Aşkım Kapışmak'ın "Hangi Anne Hangi Babasınız?" adlı kitabında, "Çocuklar ne anlatır, anne babalar ne anlar?" sorusuna verdiği yanıt; anne-baba ve çocuk ilişkisine dair önemli tespitler içeriyor.  

 

Çocuklar Ne Anlatır, Anne Babalar Ne Anlar?

 

Her insanın zihin haritası farklıdır. Herkes inandığını gerçek sanar. Bu bir yanılgıdır.

  

Bizler gerçeklerimizi deneyimlerimizi oluştururuz. Anne babanın hayat deneyimleri fazla olduğundan hayatla ilgili görüşleri de fazladır. Bu bazen çocuklar karşısında çokbilmişlik taslamaya neden olur.

  

Çocuklar Genelde Duygularını Dolaylı Yollarla Anlatmayı Tercih Eder

 

Yetişkinler isteklerini ya da duygularını olduğu gibi anlatabilir. Ama çocuklar direkt anlatım yerine dolaylı anlatımı seçerler.

  

Bir çocuk, canım sıkılıyor, mutsuzum, çok sinirlimiyim dediğinde kelimelere odaklanırsak hata yaparız. Her zaman gerçekten ne  anlatmak istiyor onu görmek gerekir.

 

Kocasını Sürekli Şikayet Kadın Aslında Ne Anlatmak İstiyor? 

 

Size devamlı kocasını şikayet eden arkadaşınız aslında ne kadar çok ilgi istediğini anlatmak istiyordur.

  

Devamlı işlerin yolunda gitmediğini söyleyenler ne yapacaklarını bilmediklerini anlatmak isterler.

 

Anlatılana Değil, Anlatılmak İstenene Dikkat Edin 

  

Bizler danışmanlıkta anlatılanı değil, anlatılmak istenilene odaklanırız. Anne babanın da bu şekilde iletişim kurması gerekir.

 

 

 

 

 “Ağlayacak ne var?”

 

Çoğu anne baba çocuklarının istedikleri gibi yaşamaları için zorlarlar. Bu ego tatmini gibidir.

 

 Çocuk ağlıyorsa, “Ağlayacak ne var?” demek kadar yanlış bir cümle olamaz.

 

Anne babalar çocukalrın söylediklerini kendi beklentilerine göre değerlendirir, beklentilerine uymazsa eleştirirler.

 

Nasıl Olmalı?

 

İnsanları mutlu edin, kaçın ama sizi yakalayabilecekleri ölçüde kaçın…

 

Neyin kendinizden fazla severseniz o size zarar verir.

 

Çocuğunuzun eksik olduğu yanları sizin en çok yoğunlaştığınız yanlardır.

 

Aile İçinde Denge Önemli 

 

Aile içinde çocuk anne baba ilişkisi denge boyutunda olmalı. Anne ya da babanın bir noktada aşırlığı varsa çocuk bunu modelleyebilir.

 

Aile bireyleri ev içerisinde birbirlerine rahat konuşabiliyorsa denge boyutu işliyordur.

 

 

Çok Konuşmak Yerine Çok Dinlemek 

 

Çocuğunuz sizden uzaklaşmaya, odasına kapanmaya başladıkça değişim boyutu devreye girer. Bu aşamada yaklaşmanız önemlidir. Aşırı reaksiyonlar onu aşırılığa itebilir. En etkin yol dinlemek ama genelde yapılan ona karşı çok konuşmaktır.

 

Çok konuşmak iletişim değildir. Siz anlattığınızı zannederken o sadece  işine gelen bölümü alır.

 

"Birçok Kez Gözlemlemişsinizdir, Kişinin Ekonomik Gücü Artıttığında Konuşma Tarzı da Değişir"

 

Güç arttıkça zalimlik de artar. Dikkat edin eşinin ilgisizliğinden yakınan kadınlar, bir sürü yol, çareler ararken eşleri bundan etkinlenmek, etkilenmedikleri gibi de birçok konudaa kadına olumsuz davranışlar sergilemeye başlar.

  

Ekonomik özgürlüğümüz, yetkimiz arttıkça konuşmamız değişir.

 

Karşımızdaki insanın üzerinizdeki etkisi arttıkça size karşı daha zalim olmaya başlar, kırıcı olur.

  

Gücünüz arttıkça insanlara karşı ifadeniz değişir.

 

Bir taraf değişiyorsa diğer taraf da etkileşimden dolayı değişime girer.

 

İnsanlar üzülmelerini ya da mutlu olmalarını daha çok bir başkasının etkisiyle olduğunu söylerler.

 

İnsanlara Sizi Üzmeleri İçin Fırsat Yaratmayın 

 

Genelde biz birilerine fırsatlar veririz bizi üzmeleri, sevindirmeleri için. 

 

Yaşamda acıyı hemen tüketmek hazzı yarına saklamak gerekir. Hemen tüketmediğimiz acılar faiz gibi artarak tekrar önümüze çıkacaktır.

 

Ona ne söylemek istiyorsan şimdi söyle, yapmaktan gitmekten, konuşmaktan korkanlar ve erteleyenler daha sonra hiç söyleyemezler.

 

Hazzı da yarına bırak o da faiz gibi artacaktır.

 

Doyumsuz Çocuk Travması 

 

Çocuklara istediklerini hemen vermeyin doyura doyura verin. Onları adım adım büyütün.

 

Birden verirseniz takip de edemezsiniz. Siz verdikçe isteyecektin. İstedikçe dayanamayacaksınız, vermeye devam edeceksiniz sonra doyumsuz olacaklar.

 

Dünyada birçok insanın yaşadığı çocukluktan kalma travmalaar vardır.

 

En Son Ne Zaman Çocuğunuza "Seni Seviyorum" Dediniz?

 

Babası çocuğuna hiçbir zaman “seni seviyorum” dememiştir.

 

Onu dokunmamış, sevgisini göstermemiştir. Çocuk devamlı bunu bekler ama alamaz. İstediğini alamadıkça ya çok agresif olur farklı dışavurumlar yaşar ya da içe kapanık olup babanın her dediğini yapar ondan bir sevgi sözünü duyabilmek için…

 

Bu boyutta etkişelim şekline bir bakalım:

 

Baba, çocuk karşısında güçlüdür. Çocuk pasif kalandır. Çocuk devamlı bekler ama güçlü olan çocuğun beklediğini vermez. Nedeni ise genelde farkındalığı yoktur losa da yapamaz. 

 

Baba için o tarz yaklaşımlar önemli olmazken çocuk için çok önemlidir. Çocuk babasını zalim görmeye de başlayabilir. Her zaman pasif olan taraf olan gözlemcidir. 

 

Statüsü düşük olduğu için statüsü yüksek olanı devamlı gözlemler.

 

Size bir soru: Hayvanlar aleminde ceylarlar mı daha gözlemci, aslanlar mı?

 

Belgesellerde ceylanların nasıl su içip ot yediklerini hepimiz görmüşüzdür. Bu boyutta çocuk babasının ne sevip ne sevmediğini, neye kızıp kızmayacağını bilirken baba onun hakkında bu kadar fazla bilgiye sahip olamaz:

Çocuk: "Eve erken gitmeliyim babam kızar, babam zayıf aldığımı duyarsa çok sinirlenir." 

 

Baba: "Eve erken gidersem işler aksar,  bu işten de kazanamazsam bırakacağım artık."  

 

 
 
loading...
loading...