Boşanmadan Hangi Yaştaki Çocuk Nasıl Etkiler?

Boşanmadan Hangi Yaştaki Çocuk Nasıl Etkiler?

 

 

¨ImageAlt2643¨

 

Boşanma kararı, süreci ve sonrası ebeveynler kadar çocuklar için de hiç kuşkusuz zor bir süreçtir. En sorunsuz boşanma vakalarında bile, çocuklar anne-baba ayrılığından etkilenirler. Boşanmak ve ebeveynlerinin ayrı evlerde yaşamaya başlaması bir bitişin ama aynı zamanda da bir başlangıcın göstergesidir çocuklar için. Psikolog Dr. Davut İbrahimoğlu boşanmanın hangi yaş grubundaki çocuğu nasıl etkilediğine dair bilgiler aldık.

 

 

Boşanmanın Etkilerinden En Çok- En Az Zarar Gören Yaş Grupları...

 

0-1 Yaş :

  • Az duyarlıdırlar. Çünkü tamamiyla bakıcılarına bağımlıdırlar. Ebeveynlerinin ruhsal değişimlerini anlamazlar. Ebeveynler arasındaki çelişkiye tanık oldukları zaman azdır.
  • Çocuğun yaşamında mümkün olduğu kadar tutarlı olmak hedeflenmelidir. Mümkünse, koruyucu olmayan (velayeti almayan) ebeveyn tarafından yapılan ziyaretler sık sık ve kısa süreli olmalıdır.
  • İlk bakıcılardan bir gece veya daha fazla ayrılıklar da çocuk için stresli olur. Bu, çocuk büyüyünceye kadar ertelenmelidir.
  • Çocuğun duygusal gelişimi için yaşamın ilk yılı büyük önem taşır. Bakıcıyla ilk bağ ileriki yaşamda yakın ilişkilerin oluşmasına da zemin hazırlar. Boşanmadan dolayı bağlanma sürecinin parçalanması, kırılmasının etkisi olabilir.

 

2-4 Yaş:

  • Tamamen anlayamasa da her yaştaki çocuk endişeyi korkuyu, üzüntüyü, öfkeyi yaşayabilir.
  • Korkaklık artar, çünkü çocuğun davranışıyla ilgisi olmadığını, boşanmanın bir yetişkin kararı olduğunu bu yaştaki çocuk anlayamaz.
  • Okul öncesi dönemde çocuklar, bütün olup bitenleri kontrol ettiklerini zannederler. Bu sebeple, boşanmaya sebep olacak ne yaptıklarını sorarlar.
  • Korkunç bir şey yaptıklarını düşündüklerinden fenalık duygularını doğrulamak için agresif davranmaya başlayabilirler.
  • Gelişmenin ilk aşamasındaki gerileme olağandır. (Örneğin, iki yaşında biberon isteme ya da bebekleşme vs)
  • Terk edilme korkusu, çocuğun genellikle uykusuz kalmasına ve çocukta uyku bozukluklarına sebep olabilir.
  • Çocukta öyle derin bir korku vardır ki, her iki ebeveynini kendisini terk etmiş bulma endişesiyle uyuyamazlar.
  • Velayeti almayan ebeveynlerinin ziyaretleri önemlidir.
  • Gün aşırı ziyaretler iyidir. Çünkü önceki bakıcılarından daha fazla ayrılığı tolere edebilirler.

 

5-8 Yaş:

 

  • Küçük bir çocuğa nazaran üzüntünün ve kaybın, zararın büyüklüğünü farkındadırlar.
  • Koruyucu çevrenin çöktüğüne tanık olurlar.
  • Bir araya gelme fantezileri yaygındır. Hala “sihirli düşünceye” sahiptirler.
  • Boşanmayı bireyselleştirirler. “Onlar boşanırlar” sanırlar.
  • Terk edilme korkuları vardır. Ebeveynden birinin gitmesi onlara diğerinin de gidebileceğini düşündürür. Bu da korkuya, endişeye ve kalan ebeveyne sımsıkı bağlanmaya sebep olur.
  • Kendilerine olan öz saygıları zedelenir ve kötü olduklarına inanırlar. Aksi takdirde anne-babalarımız bizi terk etmezdi, diye düşünürler. Ebeveynin yaşamında başka bir çocuğun onların yerini almasından korkarlar.

 

9-12 Yaş:

 

  • Ahlakçılık bu dönemde ön plana çıkar. Bu yaşlardaki çocuklar, dünyayı beyaz ya da siyah, yanlış ya da doğru, iyi ya da kötü olarak görürler.
  • Ebeveynin “çözme, halletme” yeteneksizliğine öfkelenirler. Onları kızdıran şey, ebeveynlerinin onlar için en zor olanı denememiş olmasıdır.
  • Diğer bir ebeveynle taraf olmada zayıftırlar, özellikle de boşanmayı seçene.
  • Ebeveynin yaşamındaki boşluğu doldurmak için dostluk ederler.
  • Öfkelerini ifade etmeleri için uygun çıkışlar bulmaları konusunda yardıma ihtiyaç duyarlar.
  • Her iki ebeveyni sevmeye devam etmeleri için izin gerekir.
  • Uzatılmış ziyaretler (büktün bir yaz gibi) onaylanır, kabul edilir. Bu ziyaretler esnasında korucuyu ebeveynle (velayeti alan taraf) telefon iletişimi kurmaları gerekebilir.


13-18 Yaş

 

  • İyiden kötüye tüm duygular değişebilir.
  • Aileden ayrılma, tek başına kalma sürecini engeller ve gelecekleri hakkında endişe yaratır. “İlişkilerde ben de başarısız mı olacağım?” endişesine kapılırlar.
  • Endişenin yanı sıra ilişkilerinden kaçınma veya samimi, dost olmada acelecilik gibi davranışlar ortaya çıkabilir.
  • Bir ebeveynin duygusal desteğini alma hassasiyeti, aileden normal olarak ayrılmaları geciktirir.
  • Boşanma, ebeveyni ve çocuğu şaşırtıcı sınırlarda aynı seviyeye koyar. (Her ikisiyle flört, görüşme vs.)
  • Bu çağa has idealizmle, gençler ebeveynlerin davranışlarını eleştirebilir.
    Gencin içinde bulunduğu akran grubu çok önemlidir. Ziyaretleri de hesaba katmak gerekir.
  • Gençlerin ziyaret planına olan ilgileri kontrol duygusunu anmalarına yardım eder. Genç, ebeveynini görme isteğini ve onlarla kontak kurma girişimini ifade edebilecek kadar büyümüştür. Bu yüzden ebeveyne ulaşması için zorlanmamalıdır.